Algın Erozan

You are currently browsing the archives for November, 2006.

Risk Yönetimi

Proje vs Operasyon yazımda bu konuda ayrı bir başlık açıp paylaşımda bulunacağımı vurgulamıştım. Evet hepimiz her gün risk alıyoruz. Yaşamımızın hemen her aşamasında risk(ler) ile iç içeyiz. Sabah yataktan kalktığımızdan itibaren risk ile karşı karşıya kalıyoruz.

Evden dışarı çıktığımızda başımıza bir şey düşebilir, ya da trafikte karşıdan karşıya geçerken ayağımız burkulabilir, dengemiz bozulur düşebiliriz. Bu kötü durumlar her zaman gerçekleşmez ama bir olasılık vardır ve gerçekleştiğinde de etkisi olacaktır. Projeler için de aynı durum söz konusudur.

Proje için belirlenmiş hedefe (projenin zamanında bitmesi, belirlenen bütçeyi aşmaması, proje sonunda ortaya çıkacak ürün ya da hizmetin kalitesi vb) ulaşılmasını pozitif veya negatif yönde etkileyebilecek, gerçekleşmesi kesin olmayan, gerçekleşme ihtimali olan olaylara risk adını verebiliriz. Projelerde riskleri iki kategoride ele alabiliriz. Öngörülebilen riskler (known risks) ve öngörülemeyen riskler (unknown risks). Öngörülebilen riskler proje risk yönetim planı çerçevesinde ele alınır, öngörülemeyen riskler için ise proje planlama aşamasında ilave bütçe koyulabilir.

Proje risk yönetimi, yürütülecek proje için bir risk yönetim planı belirlenmesi, risklerin tanımlanması, öngörülebilen risklerin gerçekleşme olasılığının ve gerçekleştiği takdirde etkisinin birlikte ortaya konulması, riskler oluştuğu takdirde nasıl cevap vereceğinizi belirlemektir.

Riskler genellikle negatif algılanır. Halbuki pozitif riskler de vardır. Negatif / Pozitif risk derken, tehdit ve fırsatlardan, gerçekleştiğinde projeye etkisinden bahsediyorum. Riskleri belirlediniz, olasılık ve etkilerini de çıkarttınız. Şimdi risk yanıtlama planı yapıyorsunuz. Gerçekleştiğinde nasıl cevap verilecek? PMBOK’da (Project Management Body of Knowledge) risk yanıtlama planı sürecinde, negatif ve pozitif riskler için şu araç ve tekniklerin kullanılması öneriliyor.

Negatif riskler için;

*Avoidance – Riskten kaçınma [önlemleri önceden almaya çalışmak]
*Transference – Riski devretme [sigorta yaptırmak bir örnektir, riski sigorta şirketine devrediyorsunuz…]
*Mitigation – Azaltmak / Hafifletmek [örnek olarak o işle ilgili daha tecrübeli bir uzman kullanıyorsunuz, daha fazla para vererek ]
*Acceptance – Kabullenme [risk gerçekleştiği takdirde kabul etmek, inşaat projesi var yağmur yağma riskini kabul ediyorsunuz. fakat bu kabullenme için de proje takvimine süre/para rezervi koymak anlamlı olacaktır.]

Pozitif riskler için;

*Exploit – Yararlanma [Bir binanın inşaatı sürerken ana caddeye bakan ön kısmına reklam almak]
*Share – Paylaşım [Risk transferi ile benzer, riski üçüncü şahısa aktarıyorsunuz ki o konuda uzman ve bir fırsat oluşturabiliyor. Daha önce kaleme aldığım “İş Birliği Ağları” yazısında belirttiğim örneklerde olduğu gibi farklı uzmanlıklarda şirketlerin bir araya gelerek fırsat yaratması…]
*Enhance – Geliştirme [Ortaya çıkabilecek fırsatı geliştirmek ve bu riskin ortaya çıkması için ortamı hazırlamaya çalışmak. Örnek olarak bir ürünün satışını kolaylaştırmak için yanında bir şey daha veriyor olmak…]
*Acceptance – Kabullenme [Oluşabilecek fırsat için herhangi bir aksiyon almamak]

Add a comment

MS Project 2003

Birkaç aylık aradan sonra bu haftasonu İKG’nin yeni dönem sertifika programı öğrencilerine MS Project 2003 Professional kullanarak Proje Planlaması, Proje Kontrolü ve Proje Analizi eğitimini verdim. Eğitimi PMBOK (project management body of knowledge) ile paralel, süreçleri hatırlamalarını sağlayarak işledim. Proje yönetim sürecinde neler yapılması gerektiğini, bu aracı kullanarak proje planlaması, kontrolü ve analizinin nasıl yapılabileceğini aktarmaya çalıştım.

Kursiyerler ağırlıklı olarak finans sektöründen gelmişlerdi. Kaynakların fazla yüklenmesi problemi ve projenin izlenmesi bölümlerini istek üzerine -ki çok önemli bölümler-tekrar ettik. Eğitimi alanlar, aktardığım bilgileri arayı soğutmadan tekrarlar ve kullanırlar ise unutmayacaklar. Verimli bir eğitim süreci geçirdiğimizi düşünüyorum.Hepsine başarılar diliyorum, umarım içlerinden birden fazla PMP çıkar.

1 comment

Ethos, Pathos, Logos

Brian Tracy’nin her gün gelen maillerini hafta sonları toplu olarak okumaya gayret ediyorum. 28.10.2006 tarihinde gelen “the friendship factor” mailinde Satış sürecinde üç bölüm olduğunu vurgulamış. Birincisi müşteri adayı ile dostane ve sıcak ilişkiler kurmak, ikincisi müşteri adayının ihtiyacını ya da problemi tanımlamak, üçüncüsü de çözümü sunmak…

Bunları da birisine bir şey satmanın ethos, pathos ve logos’u olarak tanımlamış. Hepimizin bildiği gibi iş dünyasında ve satışda “ilişkiler / bağlantılar” çok ama çok önemlidir.Eski yunanda iletişimin, konuşmaların, sohbetin üç parçadan -ethos, pathos ve logos- oluştuğu düşünülürmüş.

Bu konuda eşim Sibel ile biraz konuştuk ve onun detaylı bilgiye sahip olduğunu öğrendim. Bu üç bölüm “ikna teorisi” içerisinde ele alınırmış. İkna amacı güden güzel ve etkin konuşma ve hitabet sanatı olduğunu ve eski yunan’ da mahkemelerde kullanıldığını öğrendim.

Ethos: iknacının fiziği, deneyimi, konuşma biçimi, seçtiği sözcükler ve mizah gücü. (çekicilik)
Pathos: iknacının, dinleyicinin psişik yapısını bilmesi ve buna uygun artistik kanıtlar oluşturması. (erdem)
Logos: dinleyicinin bilgisini mantık sürecinde işleme konusunda süreci önceden tahmin etme yeteneği. (mantık)

Ben kendimi ağırlıklı olarak ethos tarafında görüyorum. Peki, ya siz?

1 comment

Bülent Ecevit

Bülent Ecevit 05.11.2006 gecesi 22:40′da hayata gözlerini yummuş. Allah rahmet eylesin, çok etkilendim, üzüldüm. Hiç tanışmamış olsam da bende bıraktığı iz derindir. Benim yaş grubumdaki insanlarda da benzer etkileri olduğunu sanıyorum. İlkokul’da, küçük bir çocukken, başbakandı. Gazetelere, aile büyüklerimizin sohbetlerine hep misafir olurdu. gözlerim ve kulağım kendisini çok gördü ve çok duydu. Nasıl derler içime işledi. 1974 senesinde Kıbrıs barış harekatı başladı. Babam Hava Kuvvetleri Komutanlığında görevli bir subaydı. Harekat başladı ve evden gitti, en az bir ay gelmedi. Karartma geceleri, oyun gibiydi ama şimdi düşünüyorum insan geriliyor. Ecevit ile kurduğum bağlantılar çoktur. Her neyse daha sonra yaşım ilerlemeye başladı, Ecevit’in bir şair olduğunu öğrendim. Şiirlerine rast geldim, çevirilerini gördüm bazılarını okudum. O dönem hepimizin bildiği siyasetçiler içerisinde *en dürüst* gördüğüm, bildiğim kişiydi. Bu konunun güzel tarafı ise kızım Zeynep de onu başbakan olarak gördü ve yorumladı.

Hepimizin başı sağ olsun, nur içinde yatsın.

Add a comment

İş Birliği Ağları – Virtual Enterprises

Gelecekte KOBİ’ler sürdürülebilir iş birliği ağları içerisinde olacaklar. Yeni ekonomi modeli müşteri ve kalite odaklı, e-business. Bu modele geçmek için katma değerli iş birliği ağları olmalı. Büyüklük değil, uzmanlık önemli, farklı uzmanlıklar, ortak bir hedef etrafında bir araya geliniyor ve İş Birliği Ağı oluşuyor.

İş Birliği Ağı, Sanal bir kurumdur, firmaların bir araya gelerek oluşturduğu bir platform… Amaç,
• tek başına erişemeyeceği yeni pazarlara girmek
• verimli ve etkin
• uzmanlık paylşımıyla, düşük maliyetli ve daha kaliteli
• yenilikçi ürünler üretmeyi ve en yeni teknolojiye sahip olmayı hedefleyen firmaların bir araya gelmesi

İş Birliği Tipleri
• ortak pazarlama
• kapasite paylaşımı
• uzmanlık
• ortak üretim
• ortak AR-GE

Ne paylaşılır?
• eğitim, personel paylaşımı
• pazarlama fuarda temsil
• ürün geliştirme uzmanlık
• imalat, kapasite paylaşımı
• know-how paylaşımı

Ne kazandırır?
• yeni müşteri kazandırır
• mevcut müşteriyi koruma
• daha kaliteli yeni ürün
• maliyetlerde azalma
• deneyimden öğrenme
• bilgi paylaşımı
İş birliği ağları, %76 imalat, %3 yazılım. İlk örnek 80′li yılların ortasında İtalya. Türkiye’de Koç grubunun oluşturduğu “platform 360″ buna örnek.

Add a comment

Proje vs Operasyon

Projenin bir başlangıcı ve bitişi vardır ve daha önce yapılmamıştır. Hedefe ulaşınca biter. Proje belirsizlik, korku demektir. Çünkü süre ve kaynak kısıtı vardır. Proje=Belirsizlik=Risk… Belirsizlik içerisindeki *fırsat* ve *tehditler* risk olarak ele alınır. Proje yönetiminde riskleri tanımlamak gerekiyor.

Ne tip risklerle karşılaşabilirsin ve öngörebildiğin riskleri nasıl yöneteceğini, gerçekleştiği takdirde nasıl cevap vereceğini önceden tanımlamalısın. Proje içinde yönettiğimiz her şey risktir.

Operasyon ise süreklidir, devam eder. Daha önce yapılmıştır. Operasyonda geleceğe yönelik tahmin olmaz. Risk hep negatif olarak algılanmaktadır. Halbuki pozitif riskler de vardır. Risk yönetimine ayrı bir başlık açarak devam edeceğim.

Add a comment