Algın Erozan Günlüğü

You are currently browsing the archives for August, 2007.

Edith Piaf

Bu akşam, İstanbul’da 5 salonda gösterimde olan “Kaldırım Serçesi” filmine gittim. Söylediği şarkılara hepimizin aşina olduğu o muhteşem Fransız kadın sesi, Edith Piaf. Yıllar önce Gülriz Sururi’nin sahnedeki yorumuyla Edith Paif’ı izlemiştim. Gerçek ismi Edith Giovanna Gassion. Google’da araştırdığınızda 1915 tarihine rastlıyorsunuz ama filmde doğum tarihi olarak 1918 belirtiliyor.

Sesine yansıyan o romantik havanın tam tersine çok zor koşullarda çocukluk geçiriyor. Annesi de sokaklarda, kötü mekanlarda şarkı söylüyor. Annesi onu kendi annesine bırakıp terk ediyor, İstanbul’a gidiyor, şarkıcılık fahişelik yapıyor. Babası askerde, izin aldığı bir dönem gelip Edith’i alıyor ve kendi annesine bırakıyor. Edith’in babaannesi de genel ev işletiyor. O ortamda birkaç yıl geçiriyor. Gözleri kör oluyor, daha sonra zamanla iyileşiyor. Asker dönüşü babası gelip onu alıyor ve akrobatlık yaparak geçimlerini sağlamaya çalışıyor.

Edith, 10 yaşına gelince babasına destek olmak üzere sokaklarda şarkılar söylüyor. Sokaklarda şarkı söylerken onu keşfeden bir restaurant sahibi, sesine hayran kalıyor ve küçük serçe adını veriyor. “piaf” serçe demekmiş. Daha sonra Edith Piaf olarak anılıyor. Çevresi genişliyor, daha çok insana ulaşabiliyor, sesini dinleyen büyüleniyor. Bir boksöre aşık oluyor. Adam evli ve 3 çocuğu var. Ama deli gibi aşık, evli olmasını kabul ediyor. Adam bir uçak kazasında ölüyor. Büyük bir travma geçiriyor ve Edith de o tarihten itibaren sürekli sakinleştiriciler kullanmaya başlıyor. Uyuşturucu müptelası gibi genç yaşta çöküyor. 40′lı yaşlarının başında nine gibi oluyor ve sağlık sorunları artıyor, 1963 yılında da ölüyor. Gerçekten çok etkileyici bir yaşamı var. İzlenmeye değer bir film… Kaldırım Serçesi (Môme, La)

Add a comment

Yüksek Lisans’ın dayanılmaz ağırlığı…

Beni tanıyanlar yaşımı göstermediğimi söyleseler de ortada bir gerçek var, o da artık yaşımın başında 4 olduğu. Amacım yaş sohbeti yapmak değil. Yıllar önce bir yüksek lisans maceram  daha vardı. O zaman askerden biraz daha kaçmak gibi kendime göre haklı sebeplerim de vardı. Neyse zaman geçti… Günümüzde internet aracılığı ile uzaktan eğitim almak mümkün. Ben de bu zemini kullanabilir miyim diye düşündüm ve karar verip Nisan ayında Ahmet Yesevi Üniversitesinde yüksek lisans çalışmalarıma başladım.

Kendimi yenilemek üzere cesaret gösterip bu işe giriştim. Yüksek lisans çalışmamı Bilgisayar Mühendisliği bölümünde yapıyorum… Yüküm ağırdı, bu dönem 6 ders aldım. Bir ara çok zorlandım. Bir taraftan iş hayatı, sorumluluklar, üzerimdeki baskı. Diğer taraftan Yazılım Mühendisliği, Yapay Sinir Ağları, Programlama Dilleri gibi hepsi başlı başına birer konu olunca zorlandım. Konuları öğrenmek için birden fazla kaynak bulmak durumunda kaldım, bazı konuları daha detaylı araştırdım, ödevlerimi hazırlarken dikkatlice düşündüm, okudum…

Akşamları TV seyretmedim. Sevgili eşim Sibel bu süreçte inanılmaz destek oldu, moral destek verdi, ortam hazırladı…İşte, bu kadar yıl sonra tekrar öğrenci olunca zor oluyormuş onu gördüm ve yaşadım.

İki ara sınav ve ödevlerden sonra %70 ağırlığı olan final sınavlarına 28-29 Temmuz tarihlerinde girdim. Bugün, bu dönem sonuçları belli oldu. Programlama Dilleri dersinden CB almışım. Bu dersin hocası derse pek ilgi göstermedi, dolayısı ile derse yoğunlaşamadım, bu not normal. Diğer taraftan Yapay Sinir Ağları, Yazılım Mühendisliği, Bilişim Sistemleri ve C Programlama Dili derslerinden BA almışım :-) ) İleri Veri Tabanı Sistemleri dersinden de AA almışım :-) Dönem ortalamam 3.42, nasıl sevindim, çocuk gibiyim içim içime sığmıyor, hemen yakınımdakilerle paylaştım, inanılmaz bir duygu. Kendimi nasıl iyi hissediyorum :-) )

Yeniden Doğuş yazımda aktardığım gibi tekrar uçmak için yenilenmek gerekiyor, hatta bir yaştan sonra daha da keyifli oluyor, herkese tavsiye ediyorum.

4 comments

Nokia’ya devam…

Bizim Burak (Dayıoğlu), blogunda “kendime yeni PDA yaptım” başlığı ile yeni Nokia E61i telefonunu herkese duyurdu. Benim telefon değiştirmek gibi bir motivasyonum yoktu. 5 yıl kullanmadan ;) değiştirmem, beni bilenler bilir… Geçen sene kendime Nokia 6680 almıştım. Çok da memnunum, her ihtiyacımı karşılıyor(du). Bununla beraber, bugün ben de bir E61i sahibi oluverdim. Bunun Burak ile yakından uzaktan alakası yok.

Lise’de bir arka sırada oturan bir arkadaşım vardı, Ece Petek. Lise arkadaşlarımdan görüştüğüm 2-3 kişi var. Ece de onlardan birisi. Kendisi Ankara’da yaşıyor ama işi İstanbul’da. Hemen her hafta birkaç günlüğüne buraya geliyor, işlerini takip etmek için… Oğlu Yiğit de bu sene Koç Üniversitesi’nde okumaya başladı. İstanbul ile bağı iyice arttı. Ece’nin babası E61i telefonu çok beğenmiş hem kendisine hem de Ece’ye satın almış. Neyse zaman içerisinde Ece ile birkaç defa bir araya geldik ve bana telefona alışamadığını söyledi, çok da memnun olmadığını ve bir kadın için çok büyük olduğunu, hakkıyla kullanamadığını, memnuniyetsizliğini ifade etti. Telefonun özelliklerine bakmış ve yeteneklerini okumuştum. Ben de ona tamam dilersen telefonu ben alabilirim dedim. O da tamam dedi. Uygun bir fiyata anlaştık. Bugün de operasyonu tamamladık. O telefonunu değiştirdi, Nokia E65 almış, çok mutlu. Ben de E61i sahibi oldum, çok becerikli bir telefon ben de mutluyum. Henüz özelliklerini tam kullanmadım. Yarın tatile çıkacağım, tatilde iyice öğrenip kullanacağım.

Add a comment

Gelecek 5 yılda geliştirilmesi gereken 10 teknik özellik…

Evet, bunu söyleyen ben değilim… Bu mesajı bugün TechRepublic’den gelen günlük e-postada görüp okudum. Orijinal mesajı yazan blogger “Debra Littlejohn Shinder”. Nedir bu özellikler?

1. Voice over IP (VoIP): Bu senenin ilk çeyreğindeki IP PBX satışları 2006′ya göre %76 artmış, pazar büyüyor. Bu konudaki detay bilgi daha da fazla önem kazanacak.

2. Tümleşik İletişim (Unified Communication ): VoIP’nin popülaritesinin artmasıyla farklı iletişim teknolojilerinin (e-mail, voice mail) bir araya gelmesi önem kazanıyor.

3. Karışık Ağ (hybrid network): Farklı işletim sistemlerinde bilgi sahibi olmak önem kazanıyor. Sadece windows ya da sadece unix ortamları yok artık. windows, unix, linux, mac…

4. Telsiz teknoloji (wireless): Gelecekte daha hızlı ve güvenli telsiz ağlar olacak. 2008′de çıkması beklenilen 802.11n hakkında bilgi sahibi olmalısınız. Bu teknolojinin daha yüksek hız (74Mbps) ve daha uzak mesafelerden erişim sağlaması bekleniyor.

5. Uzak Kullanıcı Desteği (remote user support): Artık birçok çalışan sabit bir yerde değil, yollarda, uzaktan bilgilerine erişmeye ve iletişim kurmaya çalışıyor. Farklı VPN (özel sanal ağ) teknolojilerini (SSL VPN dahil) öğrenmekte fayda var. Uzaktan erişen kişilerin ne kadar güvenli tesbit etmek çok önemli…

6. Mobil Kullanıcı Desteği (mobile user support): Artık e-postalarımızı cep telefonlarından almak istiyoruz. Posta sunucularının konfigürasyonu ve bu cihazların güvenlik ihtiyacının karşılanması daha da fazla önem kazanacak.

7. Hizmet olarak Yazılım (software as service=SaaS): Yeni nesil internet, web 2.0, tamamen SaaS olacak. Uygulamalar, kişinin makinasına kurulmasındansa web üzerinden dağıtılacak.

8. Sanallaştırma (virtualization): Microsoft, Windows Server 2008 üzerinde çalışacak windows hypervisor (viridian) yatırım yapıyor. VMWare ücretsiz olarak VMWare sunucu sağlıyor, RedHat ve SuSe sunucu ürünlerine Xen hypervisor teknolojisini dahil etmeyi planlıyor. Bu ortamları yönetme becerisi gerekli olacak.

9. IPv6: Yeni nesil internet protokolü, IPv6, tahmin edilenin aksine çok da hızlı gelmedi. Yeni işletim sistemleri Windows Vista,Windows Server 2008, Mac OS X 10.3 IPv6 desteği ile birlikte geliyor. CIDR olarak adlandırılan farklı adres gösterimi olacak, adresler hexadecimal (16′lık) yazılacak, IPv4′te kullanılan decimal (10′luk) gösterime karşılık… IPv6′ya hazırlıklı olmakta fayda var.

10. Güvenlik (security): Benim de içerisinde olduğum en önemli konu! İnsanlar yıllardır güvenlik ile ilgili bilgilerini, özelliklerini geliştiriyorlar. Fakat gelecekte yeni konular gündeme gelecek. VoIP güvenliği, cep telefonu güvenliği yeni konuları gündeme getirecek. Computer forensics daha da önem kazanacak…

Yazını orijinalini buradan okuyabilirsiniz.

Add a comment