
PMP sınavına hazırlanan herkes Rita Mulcahy adını bilir. Rita, dünyada PMP sınavına hazırlanan kişiler tarafından bilinen bir isimdir. Rita’nın PMP hazırlık kitabını sınava hazırlanan insanlar en azından bir kere okurlar. Ben de sınava hazırlanırken okumuştum. Tamamen sınava odaklı, bir anlamda “reçete” gibi bir kitap. Rita, 1991′den bu yana proje yönetimi konusunda sınıf eğitimleri, online eğitimler ve kitapları olan RMC Project Management şirketinin başında. Merkezi Amerikada olup avrupa, orta doğu ve diğer birçok ülkede proje yönetimi konusunda eğitimler veriyorlar.
30 Haziran’dan sonra PMP sınavı, PMBOK 4th edition baz alınarak yapılacak. RMC’nin PMBOK 4′e göre hazırlamış olduğu “PMP Exam Prep Online 6th Edition” kursu için beta tester olarak destek verecek hem PMP hem de PMP olmayan insanlar arıyorlarmış. Beta Tester olarak destek vermek isteyen toplam 20 kişi belirlediler. Twitter’da RMC’yi takip ediyorum. 2-3 hafta önce orada yeni hazırladıkları online PMP hazırlık kursu için beta tester aradıklarını gördüm ve başvurdum. 2 gün önce sözkonusu kursu izleyip test edebileceğim link’i gönderdiler. Ben de dün teste başladım. Eksik gördüğüm noktaları not ediyorum. İncelenmesi gereken 15 bölüm var. Şu anda 5.bölümdeyim. 7 Haziran’a kadar bu çalışmamı tamamlamam gerekiyor. Sanırım ekstra bir süreye gerek olmadan tamamlayabileceğim.
Beta Tester olarak destek veriyorum. Bu çalışmanın bana katkısı ne olacak? PMP olanlara 48PDU kazanma imkanı olacakmış. Bu iyi bir durum. Fakat benim yeni dönemim 2010′da başlıyor. 48PDU’nun ancak 20PDU’su bir sonraki dönemime aktarılabiliyor.
Geçtiğimiz aylarda PMBOK 4th edition Türkçe’ye çevirilmesi için de destek vermiştim. Bu çalışma da yeni PMBOK için bana destek olacak.

Bugün kızım Zeynep ile birlikte Fenerbahçe Spor Kulübü Dereağzı Tesislerinde temel seviyede yelken eğitmine başladık. Çalıştığım şirket Avea’da bu konuda bir sosyal kulüp var. Çalışma arkadaşlarımdan bazıları yelken eğitimlerine devam ediyor. Sohbetlerimizde ne kadar keyifli bir aktivite olduğunu konuşuyorduk. Daha önce yelkencilik konusunda hevesim yoktu. Zeynep için de değişiklik olur diye eşimle birlikte düşündük ve başlayalım dedik.
Şirkette bu aktiviteyi koordine eden kişilerle zamanlaması için konuştuğumuzda 4 kişinin olması gerektiğini söylediler. Geçen hafta yazışmalarımızda şirketten iki kişi daha çıktı ve bu hafta sonuna ilk dersi ayarlayabildik. Belirttiğim gibi bugün başladık. Başlangıç seviyesindeki bu eğitim, her ders 2 saat olmak üzere, 12 saat sürecek. Vurguladığım gibi çok hevesli değildim ama işin içerisine girince çok keyif aldım. Zeynep de memnun oldu. Yelkenlinin içinde çok çalıştık ve yorulduk ama keyif aldık. Sanırım bundan sonra yelkencilik aktivitesine devam ederiz.
Bugün havada pek rüzgar olmadığı için çok fazla bir şey yapamadık. Rüzgarlı olan bölgeye gidip, kısa süreli de olsa, tekneyi kullandık. Temel terimleri öğrenmeye başladık. Oldukça fazla terim var ve bunların bilinmesi gerekiyormuş. Terimlerin oturması için birkaç defa daha görerek, duyarak ve içinde bulunarak tekrarlamak gerekecek. Bu arada yelkenli ve kullanmaya yönelik terimler dışında düğüm atmayı da öğrenmemiz gerekecek. Lise yıllarımda öğrendiğim ama şimdi nasıl yapıldığını hatırlamadığım “camadan” düğümü dışında da birçok düğüm varmış. Bu düğümleri de zaman içerisinde öğreneceğiz.
Gerçekten çok keyifli bir aktivite, öğrendiklerimi zaman zaman burada paylaşacağım.

Bir projenin yaşam döngüsünün 5 ana süreçten oluştuğunu biliyoruz: Başlangıç – Planlama – Yürütme – İzleme & Kontrol – Kapanış süreçleri… Her sürecin kendi içinde detayları var ve bu detaylar proje ilerlerken dikkatle izlenmesi gereken noktalardır. Fakat “planlama” üzerinde önemle durulması gereken bir konu.
Planlama bir projenin temeli. Bir işi nasıl yapacağınızı planlamak durumundasınız. Gerçek hayatta projelerin nasıl ilerlediğine bir bakalım. Genelde planlamaya yeterince zaman ayırılmaz. Çünkü bir an önce işin aktif olarak başlaması, yani yürütme aşamasına geçmesi beklenilir. Planlama çalışması elle tutulur bir şeyler ortaya koymadığı için sanki bir şey yapılmıyormuş ve zaman kaybediliyormuş gibi algılanır. Halbuki bu safha projenin en önemli safhasıdır. Yeterince zaman ayırılmaz dememdeki sebep, vurguladığım gibi, bir an önce işe koyulma düşüncesi olmakla beraber bir şirkette üst yönetimden gelen “bu proje şu zaman bitmeli” şeklindeki süre baskısı da yeterince zaman ayırılamamasına yol açıyor. Planlamaya yeterince önem verilmediği takdirde projenin başarısız olması kaçınılmaz. Planlamaya yeterince önem verilmediğinde gerçek hayatta ne oluyor? Proje başarısız oluyor. Ne demek başarısız? Zamanında bitmiyor, risk planlaması yapılmadığı için riskler gerçekleşiyor ve sorun haline geliyor… Proje bütçesinde tamamlanamıyor. Kapsamda değişiklik olabiliyor, vurguladığım gibi bir risk gerçekleşiyor, ekstra para harcanıyor. İşi bilen, çok iyi bir proje ekibi var ama proje başarısız oluyor. Niye? Çünkü planlamaya yeterince önem verilmemiş.

Proje Yönetimi gerçekten önemli bir konu. Artık şirketler rekabet şanslarını arttırabilmek, ürettikleri ürün ya da hizmetleri pazara zamanında ve bütçesinde sunabilmek için proje bazlı organizasyonlar haline dönüşmeye çalışıyor. Proje ya da Program Ofislerini kendi bünyelerinde kuruyorlar. Proje Yönetimi, Türkiye’deki üniversitelerin bazı bölümlerinde ders olarak okutuluyor. Endüstri Mühendisliği bölümlerinde ders olarak işleniyor. Bilgisayar Mühendisliği bölümlerinde ise Yazılım Mühendisliği dersi içerisinde konu olarak kısıtlı bilgi veriliyor. Diğer bazı branşlarda da bazı dersler içinde özet bir konu şeklinde ele alınıyor. Türkiye’de şu ana kadar benim bildiğim, duyduğum proje yönetimi yüksek lisans programı maalesef yok. Proje Yönetimi konusunda daha detaylı bilgi almak isteyen bir kişi, bu konuda eğitim veren bazı şirketlere başvurmak durumunda. Evet, Türkiye’de bu konuda faaliyet gösteren birkaç eğitim şirketi var. Bu eğitim şirketleri de bu konuda profesyonelleşmiş eğitmenler ile, eğer talep toplayıp sınıf açabilirlerse, dersler veriyorlar. Proje Yönetimi bilincinin, disiplininin yaygınlaşması için bu yeterli mi? Bana göre değil!
Ben, proje/program yönetimi konusunda çalışan bir profesyonel olarak, çevremdeki insanlarla bu konuda konuşarak ve zaman zaman şirketimde eğitim vererek proje yönetimi bilincinin yaygınlaşması için bir çaba sarf ediyorum. Bu konuda çalışan arkadaşlarım var, onlar da çaba gösteriyorlar. Vurguladığım gibi bu tip bireysel, küçük ölçekli çabalar maalesef yeterli olmuyor.
Diğer bir açıdan bakıldığında da üstünde durulması gereken konu, piyasada bu konudaki ihtiyaç nedir? Bir kişinin proje yönetimi konusunda profesyonel bir kariyer çizgisine girmesi için şirketlerin bu konuya gereken önemi vermesi gerekiyor ki talep oluşsun.
Üniversitelerimizde de daha profesyonel eğitim alınabilmesi için proje yönetimi konusunda akademik programların açılması gerektiğini düşünüyorum. Amerika ve Avrupa’daki birçok üniversitelerde proje yönetimi konusunda yüksek lisans (MSc Project Management) yapabilme imkanı var ve çok revaçta. Daha önce bir yazımda belirtmiştim. PMI’nın PMBOK 4.baskısı büyük bir kurumun sponsorluğunda Türkçe’ye çevirildi. Ben de bu çeviri çalışmalarına danışman olarak destek oldum. Bu çalışmanın hedefi PMBOK Türkçe dokümanını üniversitelere ücretsiz vermek. Bu önemli bir çalışma. Proje Yönetimi konusunun üniversite öğrencilerine sunulması mümkün olacak ve konunun bilinirliği artıp yaygınlaşacak. PMI’ya kayıtlı PMI Türkiye chapter’ı da kuruldu. Hem PMI Türkiye hem de bu büyük kurumun desteği ile proje yönetimi konusunda daha profesyonel gelişmeleri görebileceğiz.
Bu konudaki gelişmeleri ve düşüncelerimi zaman zaman burada yazmaya devam edeceğim.