
Bugün PMI Türkiye’nin IBM’de etkinliği vardı. IBM bugünkü etkinliğe ev sahipliği yaptı. Yaz tatilinden sonra etkinlikler başladı. Katılım, sunumlar, katılımcılar arasındaki paylaşım oldukça iyiydi. Sunumlarda çok güzel sorular soruldu ve verimli bir paylaşım oldu. Her toplantıda katılımcı sayısında artış oluyor, bu durum memnuniyet verici. Proje Yönetimi bilinci bu tip etkinlikler ile daha da yaygınlaşacak. Bugünkü etkinliğin programı:


PMI Turkey chapter, PMI’ya kayıtlı bir dernek. PMI TR’ye üye olabilmek için ilk önce PMI’ya üye olmak (ilk katılım 129$, sonraki yıllar 119$) ve sonrasında da yine www.pmi.org üzerinden Turkey chapter için 25$/yıl ödemek gerekiyor. PMI Türkiye’nin faaliyetlerinin artması için üye sayısının da artması gerekiyor. PMP olsun, olmasın proje yönetimi ile uğraşan, ilgilenen herkesi PMI Türkiye’ye bekliyoruz.
Daha önceki yazılarımda bahsetmiştim, PMBOK 4th edition Türk Telekom’un sponsorluğunda Türkçe’ye çevirildi. Türkçe çeviri çalışmalarının koordinasyonunu PMI Türkiye yaptı. Ben de bu çeviri sürecinde danışma kurulunda yer aldım ve destek verdim. PMBOK 4 Türkçe şu anda baskıya hazır. Hazırlıklara göre kitap Kasım ayında çıkacak ve üniversite, belediye, büyük kurumlar, arge yapan şirketlere öncelikle dağıtılması planlanıyor. Sonraki aşamada bu kitabı edinmek isteyenler PMI Türkiye’den satın alabilecekler. Bu kitabın Türkiye’deki proje yönetimi çalışmalarına önemli bir katkısı olacağına eminim. Vurguladığım gibi proje yönetimi ile ilgilenen herkesin PMI Türkiye‘ye üye olmasını ve etkinliklere katılmasını bekliyorum.

Tekrar gitar ile ilgili bir yazı yazmak istiyorum. Daha önceki bir yazımda bahsetmiştim, üniversite’ye geldiğimde gitar çalıp şarkı söyleyebiliyordum. Gitar’ı söylediğim şarkıya eşlik eden bir enstrüman olarak kullanmaya çalışıyordum. Gitar çalma tekniği olarak esasında bir şey yapmıyordum, sadece uygun akor’lar ile eşlik ediyordum. Üniversite’de, ODTÜ, klasik gitar çalan kişileri gördüm, çok etkilendim ve kendimi klasik gitar dünyası içinde buldum. Gitar’a aşıktım, klasik gitar beni daha da zenginleştirdi. Benim gibi birçok arkadaş ile tanışma fırsatım oldu, onlarla birlikte düet çalışmalar da yaptık.
Facebook sayesinde hepimiz birçok video’ya ulaşabiliyoruz. Birkaç hafta önce aşağıdaki video’ları gördüm ve etkilendim. Bir gitar’ı iki kişi çalıyor. Üniversite’deki gitar çalışmalarımızda bunu denememiştik. Gerçekten her iki video da muhteşem, izlemeye değer…
http://www.dailymotion.com/videoxaavt9
http://myspacetv.com/index.cfm?fuseaction=vids.individual&videoid=61018810

Manuel de Falla’nın bestesi La Vida Breve (life is short:hayat kısa) operası ilk olarak 1 Nisan 1913 tarihinde, Nice kentinde Casino Municipale’ de sahneye konmuş. İspanyol olan Manuel de Falla klasik müzik bestecisi ve 1876 ile 1946 yılları arasında yaşamış ve 1907-1914 yıllarında Paris’te bulunmuş.
Manuel de Falla ile üniversite yıllarımda tanıştım. Klasik gitar’a olan tutkum beni birçok besteci ile tanıştırmıştı. La Vide Breve operasının klasik gitar’a uyarlanmış olan meşhur Spanish Dance #1, gerçekten muhteşem bir parça. Üniversite yıllarımda büyük zorluklarla ses kayıtını bulmuştuk. John Williams & Julian Bream, iki büyük usta, bu parçayı muhteşem çalıyorlardı. 2 x Klasik Gitar için uyarlamasının notalarını da bulmuştuk ki hala arşivimdedir. Hiç usanmadan her gün dinlerdik, zor bir parçaydı ama çalmaya çalışırdık.
Geçen sene tekrar klasik gitar çalışmalarıma başlamıştım ama maalesef iş yoğunluğumdan devam ettiremedim. Niyetim devam ediyor, inşallah tekrar başlayacağım. John Williams & Julian Bream’in gençlik yıllarındaki görüntülü performansı izlemeye değer.

http://www.dailymotion.com/videoxngua
Microsoft, Haziran ayı başında Electronic Entertainment Expo (E3) fuarında oyun dünyası için yeni projesini, Project Natal, duyurdu. XBOX 360 oyun konsolu için geliştirilen bu proje, şimdiye kadar gördüğümüz, duyduğumuz, kullandığımız oyun anlayışını tamamen değiştiriyor.
TV’nin üstüne ya da altına yerleştirilen bir kutu ile hareketleriniz, sesiniz, vücudunuz algılanabiliyor. Bu kutunun içinde kamera, mikrofon ve algılayıcılar var ve içinde bulunduğunuz ortamı hassasiyetle algılayabiliyor. Bu da sizin oyunları bulunduğunuz yerde ellerinizi oynatarak, odanın içinde dolaşarak, zıplayarak, yumruk atarak kontrol etmenizi sağlıyor. Sadece oyun oynamakla kalmıyor, ellerinizi oynatarak menüler arasında dolaşmanızı sağlıyor.Kutunun içinde bulunan kamera yüzünüzü teşhis edebiliyor, sesinizi tanıyabiliyor.
XBOX 360 Project Natal, 2010 yılında piyasaya sürülecekmiş. Gerçekten inanılmaz, oyun kumandası yok, kablo yok, oyunu hareketlerinizle yönetebiliyorsunuz. Bu teknoloji hayatımızda başka alanlara da yansıyacaktır. Teknolojinin hızına yetişmek imkansız, bakalım daha neler göreceğiz.
Bu muhteşem oyun konsolunu video’da izleyin…

http://www.dailymotion.com/videox9i3h6