Bilgi Teknolojisi

Vendor Management Office (VMO)

vmo

Vendor Management – Tedarikçi Yönetimi konusu kurumlar için oldukça önemli bir konu haline geldi. Hem ürün hem de hizmet alımında vendor management kritik öneme sahip. Kurumlar projelerini, Vendor’larla müşterek gerçekleştiriyorlar. Bir anlamda kurumlar ile vendorlar arasında  değer yaratma ilişkisi var. Kurumlar aldıkları ürün ve hizmetler ile kendilerini farklılaştırarak müşterilerine değer yaratmaya çalışıyorlar. Bu çerçeveden konuyu ele alınca VMO’nun ne kadar önemli bir konu olduğu ortaya çıkıyor. Vendor’ları yöneten ekibin sorumluluğu ve kuruma kattığı değer önemli konumda.

Dünyada büyük şirketlerden sonra orta büyüklükteki şirketlerde de VMO kurulumu gündemde. Türkiye’de de birkaç yıldır şirketlerde VMO kurulumu başlamış durumda. Eskiden sadece satın alma departmanlarının vendor seçimi, ödeme yönetimi gibi basit aktiviteleri artık çok daha profesyonel Tedarikçi Yönetim Ofisleri (Vendor Management Office) yapmaya başladılar.

VMO’lar içerisinde vendor manager olarak çalışan kişiler, vendorı şirkette bir proje veya operasyonda onları izliyor, performansları ile ilgili raporlar hazırlıyorlar. Proje Yöneticileri/Operasyon Yöneticileri de içinde oldukları proje/operasyon için vendor performansını izliyor. Proje Yöneticisinin/Operasyon Yöneticisinin vendor’ı izlemesi ortaya çıkaracağı ürün ve onun kalitesiyle ilgili iken Vendor Manager daha üst seviyede vendor’ı izleyip  kurumunun orta ve uzun vadeli stratejilerini oluşturabilecek raporlamalar ile çalışıyor. Ayrıca, Proje Yöneticileri/Operasyon Yöneticileri herhangi bir problemle karşılaştıkları zaman problemi VMO’ya eskale ederek, kurumunun win-win pozisyonunu yakalamaya çalışmasını sağlıyor.

Kurum ile vendor arasındaki ilişki önemli. Kurum vendor’ı nasıl görüyor? Stratejik bir vendor mı? Stratejik değilse hangi kategoride ve nasıl sınıflandırılıyor? Vendor kurumu nasıl görüyor? Sadece para kazandığı bir yer mi yoksa stratejik bir partner mi? Vendor ile kurum arasındaki ilişki stratejik noktada birleşiyor.

Bir Proje veya operasyon içinde önemli bir dış paydaş olan Vendor’lar, VMO ile iki taraf için de daha verimli işbirlikleri sağlıyor.

Yakın bir zamanda tedarikçi yönetimi konusunda standartları belirleyecek bir kurum oluşacaktır.

Vendor Management Institute !

Share

Sertifikalar

Evet, artık hayatımızın hemen hemen her noktasında sertifikalar var. Yıllardır Bilişim ve Telekomünikasyon sektöründe çalışıyorum şimdiye kadar gördüğüm, duyduğum sertifika sayısı 100’ü geçmiştir herhalde. Teknik olarak çalışan kişiler için bir sürü sertifika var. Benim mezun olduğum zaman böyle değildi. Şimdi mezun olanlar sertfikaları almak için çaba sarf ediyorlar. Niye?

Bu sertifikaların uluslarası geçerliliği var. Dünyanın herhangi bir yerinde tanınıyor. Bulunduğunuz ülkedeki en iyi üniversiteden mezun olmanızın bir esprisi yok. Dünyaca adı bilinen Amerika’daki MIT, Stanford, Harvard gibi okullardan mezun değilseniz üniversitenizi tanımıyorlar. Diplomayı almak için yıllarınızı vermişsiniz, çalışmışsınız ama dünyaya açılmak istediğinizde diplomanız yeterli olmuyor.

Peki aldığınız sertifika sizi o konuda uzman yapıyor mu? Elbette yapmıyor. Ama o sertifikayı elinizde bulunduruyor olmanız bir pozisyon için eleman seçiminde sizi bir adım öne çıkartıyor. Bu böyle…

Sertifikalar konusunda dünyaya baktığınız zaman Çin gibi, Hindistan gibi nüfusu büyük olan ülkelerde yaşayan kişilerin bu sertifikaların peşinde koştuklarını görüyorsunuz. Görünen o ki hangi konuda uzmansanız, çalışıyorsanız o konuya ilişkin sertifikayı almakta fayda var. Ben de 40 yaşımdan sonra sertifikalara yöneldim.


Share


Share

ITIL

Uzun zamandır ITIL eğitimi alayım ve IT Servis Yönetimi konusunun detaylarına gireyim diye düşünüyordum. Şu sıralar üzerinde çalıştığımız Proje Yönetimi danışmanlığı işi var. O projede danışman olarak görev alacağım. İşi alabilirsek Ocak ya da Şubat gibi başlayacak ve yaklaşık 9 ay sürecek. Danışmanlığı almak isteyen firma danışmanın ITIL bilgisi olmasını istemiş.

20 yılı aşkın bir süre Bilişim sektöründe çalıştım. IT servislerinin bir şekilde içinde bulundum. ITIL, Bilgi Teknolojisi Servislerinin Yönetiminde dünyada kabul edilen ve artık bir standard haline gelmiş bir uygulama. Türkiye’de ITIL’i adam akıllı kullanan benim bildiğim 1-2 şirket var. Uygulaması oldukça zor olan bir konu…

Neyse, ben de 19-21 Aralık 2011 tarihlerinde Educore firmasından ITIL Foundation eğitimi aldım.  Eğitmenimiz Erman Taşkın da bu konuda oldukça iyi bir bilgiye sahipti ve eğitimi gerçek hayattan örnekler vererek bizlere aktardı. Ben de bir eğitmenim, onun için eğitim verenleri biraz daha dikkatle izlerim. Erman Taşkın’ı beğendim.

ITIL konusu çok detaylı. Süreçler, fonksiyonlar, roller… 27 süreç, 5 fonksiyon var.

1. ITIL Service Strategy

2. ITIL Service Design

3. ITIL Service Transition

4. ITIL Service Operation

5. ITIL Continual Service Improvement

Bu 5 konunun kitabı var. Foundation, ITIL’in giriş seviyesi. Daha üst seviyeler çıkmak için daha detaylı eğitimler ve başka sınavlar var. Duyduğum kadarı ile ITIL Expert olabilmek için 15.000$ gibi bir para harcamak gerekiyormuş. Ciddi bir bedel.

Bakalım, zaman içerisinde ITIL konusunda para kazanabileceğimi görürsem üst seviyelere çıkmak için kendime yatırım yapacağım.

 

Share

Nook e-kitap okuyucu

Şirketten arkadaşım, Murat, bayramda Amerika’ya gitti. Öncesinde hem o hem de ben e-kitap okuyucu için araştırma yapmıştık. Birçok kişinin bildiği Amazon’un Kindle’ı ve Barnes & Noble’ın Nook’u bu konuda öne çıkıyor. Farklı markaların başka okuyucuları da var. Daha önce bu ürünleri inceleme fırsatımız da olmamıştı. Internet’ten yaptığım araştırmalarda benim değerlendirmeme göre Nook, Kindle’a göre daha öne çıktı ve Murat’a Nook siparişi verdim. Bu cihazları Türkiye’den sipariş ederek getirtemiyorsunuz. Ancak giden birisine sipariş etmek gerekiyor.

20 Eylül’de Murat Amerika’dan döndü ve sipariş ettiğim Nook’u getirdi. O da kendisine Kindle aldı. Kindle 139$, Nook ise 149$ fiyatla satılıyor. Her ikisi de e-ink teknolojisini destekliyor ki cihaz üzerinde bir dokümanı okumaya çalışınca sanki bir kağıt üzerinde yazılmış gibi görüyorsunuz. Bunu sağlayan da e-ink teknolojisiymiş. Bu cihazlar farklı formattaki dokümanları destekliyor. Her ikisinde de pdf formatında bir dokümanı okuyabiliyorsunuz. Bununla birlikte Nook’un desteklediği e-kitap formatı “e-pub”, Kindle’ınki ise “mobi”. Kitaplar için para ile satın alınabilen Amazon ya da Barnes & Noble gibi siteler var, aynı zamanda ücretsiz kitap edinebilecek siteler de mevcut. Maalesef henüz Türkiye’deki e-kitap sayısı çok az. Idefix, D&R gibi web sitelerinde Türkçe e-kitap’lar var ama vurguladığım gibi az. 2 haftada Nook’tan iki kitap okudum. Oldukça  başarılı. Kitap okuyan bir kişi için güzel bir cihaz, binlerce kitabı fiziki olarak bir yere yerleştirme zahmetinden sizi kurtarıyor. Kağıt gibi olduğu için karanlıkta ekstra dışarıdan ışığa ihtiyaç var. Cihazın üstüne takılabilen aydınlatma aksesuarlarını da piyasaya sürmüşler.

Niye Nook seçtim? Kindle ile Nook karşılaştırınca her ikisinin de avantaj ve dezavantajlı özelliklerinin olduğunu görüyorsunuz. Öncelikle Kindle, Nook’tan daha hafif. Ayrıca Kindle’da sesli okuma özelliği var. Nook ise Android tabanlı bir cihaz. Üstündeki işletim sistemi kırılabiliyor. Böylelikle birçok ilave özellik kullanıma geliyor. Nook’u Kindle’dan ayıran diğer önemli farklar ise Nook’ta pil değiştirmek mümkün ve üzerine microSD ilave bellek takılabiliyor. Ayrıca üzerindeki yazılım güncellenebiliyor. Nook’un bu özellikleri, Kindle’dan daha ağır olmasına rağmen, Nook’u seçmeme neden oldu. Seçimimden memnunum. Bu konu ile ilgilenenlere tavsiye ediyorum. Google’dan topladığım karşılaştırma linkleri aşağıda, inceleyebilirsiniz.

http://ezinearticles.com/?Kindle-Nook-Comparison—Which-E-Reader-is-Right-For-You?&id=4514665

http://comparisonz.com/comparisons/100142/kindle-vs-nook/

http://www.teleread.com/2010/08/04/comparison-of-kindle-wifi-and-nook-wifi-by-kindle-review/

http://ireaderreview.com/2010/04/24/kindle-vs-nook-review-2010/

e-kitap okuyucularla ilgili Türkiye’deki en kapsamlı araştırma ve inceleme, dilerseniz aşağıdaki link’i inceleyebilirsiniz.

http://gofret.wordpress.com/2010/12/18/turkiye%E2%80%99deki-en-kapsamli-e-kitap-okuyucu-arastirmasi-ve-incelemesi/

Share/Save/Bookmark

Share

ISACA’dan yeni bir sertifika, CRISC

ISACA (Information Systems Audit and Control Association), 13 Ocak 2010 tarihinde yeni bir sertifikanın duyurusunu yaptı. Bu yeni sertifikanın adı, CRISC ( Certified in Risk and Information Systems Control). Bu sertifika “see risk” diye telaffuz edilecekmiş. Risk tanımlama,risk değerlendirme, risk yanıtlama, risk izleme, Bilgi Sistemleri tasarımı ve kontrolü gibi konularda tecrübesi olan IT profesyonelleri için bu sertifika tasarlanmış.

Bu sertifikayı alabilmek için de ilk önce sınavını geçmek gerekiyor. CRISC sınavı da CISA, CISM, CGEIT gibi yılda iki defa yapılacakmış. Sınavların 2011 yılında başlayacağını belirtmiş ISACA. Bu sertifikaların sınavları Aralık ve Haziran aylarında yapılıyor ve sadece bir tanesi için sınava girilebiliyor. CRISC alabilmek için sınav sonrasında 10 yıl içinde kazanılmış, risk konusuna spesifik 3 yıllık çalışma tecrübesini ISACA’ya göstermek gerekiyormuş.

Bununla beraber diğer sertifikalara sahip olanlar için “grandfathering” programı  2010 Nisan ayında açılacakmış. Bu program sayesinde CISA, CISM ve CGEIT sertifikasına sahip olanlar sınava girmeden bu sertifikayı alabilecekler.

ISACA sertifikalarının tarihçesine ve sertifika adetlerine bakarsak,

CISA (Certified Information Systems Auditor) 1978 yılında başlamış ve şu anda 70.000’den fazla sertifikalı

CISM (Certified Information Security Manager) 2002 yılında başlamış ve şu anda 12.000’den fazla sertifikalı

CGEIT (Certified in the Governance of Enterprise IT) 2006 yılında başlamış ve şu anda 4.000’den fazla sertifikalı

olduğunu görüyoruz. Her yeni sertifikada olduğu gibi CRISC sertifikası da zaman içerisinde kabul görecek ve sertifikalı sayısı artacaktır. Bakalım Türkiye’den kaç kişi bu yeni sertifikaya ilgi gösterecek?

CRISC sertifikası ile ilgili ayrıntılı bilgiye http://www.isaca.org/crisc adresinden ulaşabilirsiniz.

Share/Save/Bookmark

Share

Bilişim Teknolojileri Zirvesi 2009

4-5 Aralık 2009 tarihlerinde İTÜ İşletme Mühendisliği Kulübü tarafından İTÜ Maçka yerleşkesinde “2.Bilişim Teknolojileri Zirvesi” etkinliği gerçekleştirilecek. Ayrıntılı bilgileri aşağıda bulabilirsiniz.

İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren İşletme Mühendisliği Kulübü tarafından 4-5 Aralık 2009 tarihlerinde İTÜ İşletme Fakültesi Konferans Salonu’nda (Maçka) gerçekleştirilecek olan Bilişim Teknolojileri Zirvesi (BTZ) kapsamında paneller, workshoplar ve Bilişim Teknolojileri Alanı yer alacak. Organizasyonda RFID sistemiyle takip edilecek olan katılımcılardan 8 oturumun 5’ine katılanlara “BTZ E-Sertifika“ da veriliyor.

Bilişim Teknolojileri Zirvesi’nde Bilişim Dünyası’nda Fütürizm, Kriz Döneminde BT ile Ayakta Kalmak, Bir mecra olarak “Sosyal Medya”, Bilişim Sektöründe Girişimcilik, 3G’nin Geleceği ve Bilişim Hukuku ve Güvenliği gibi konular ele alınacak. Türkiye’nin ve Dünya’nın önde gelen bilişim firmalarının da destek verdiği organizasyonda katılımcılar Bilişim Teknolojileri Fuarı’nda birçok firma temsilcisiyle birebir görüşebilme imkanı bulabilecek ve en yeni teknolojileri takip edebilecek.

Bilişim Teknolojileri Zirvesi’nde, özel sınıflarda yapılacak 45 dakikalık workshoplarda, verimli bilgi – aktif katılımcı çalışma yöntemleriyle farklı konularda pratik yararlı bilgilerin verilmesi amaçlanıyor.

Organizasyona katılım için herhangi bir sınırlama bulunmuyor. Üniversite öğrencilerinin yanı sıra firma temsilcileri ve profesyonel iş hayatından organizasyona ilgi duyanlar da organizasyonda katılımcı olarak yer alabilecekler. Zirveye; çalışanlar 20 TL, öğrenciler ise 10 TL ödeyerek katılabilecekler. Tanıtım ve bilet satışları kapsamında çeşitli üniversitelerde de stantlar açılıyor olacak. Katılmak isteyenler Biletix’ten de bilet satın alabilme imkanı bulabilecek.

Organizasyonla ilgili güncel ayrıntılı bilgiye www.btz.itu.edu.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Sponsorluk ile ilgili konular ve sorular için: info@btz.org.tr

Telefon: 0212 241 30 72 Faks: 0212 241 30 73

E-posta: posta@ituimk.org

Açık Adres: İstanbul Teknik Üniversitesi, İşletme Fakültesi, 34367 Maçka/İSTANBUL

Share/Save/Bookmark

Share

XBOX 360 Project Natal

Microsoft, Haziran ayı başında Electronic Entertainment Expo (E3) fuarında oyun dünyası için yeni projesini, Project Natal, duyurdu. XBOX 360 oyun konsolu için geliştirilen bu proje, şimdiye kadar gördüğümüz, duyduğumuz, kullandığımız oyun anlayışını tamamen değiştiriyor.

TV’nin üstüne ya da altına yerleştirilen bir kutu ile hareketleriniz, sesiniz, vücudunuz algılanabiliyor. Bu kutunun içinde kamera, mikrofon ve algılayıcılar var ve içinde bulunduğunuz ortamı hassasiyetle algılayabiliyor. Bu da sizin oyunları bulunduğunuz yerde ellerinizi oynatarak, odanın içinde dolaşarak, zıplayarak, yumruk atarak kontrol etmenizi sağlıyor. Sadece oyun oynamakla kalmıyor, ellerinizi oynatarak menüler arasında dolaşmanızı sağlıyor.Kutunun içinde bulunan kamera yüzünüzü teşhis edebiliyor, sesinizi tanıyabiliyor.

XBOX 360 Project Natal, 2010 yılında piyasaya sürülecekmiş. Gerçekten inanılmaz, oyun kumandası yok, kablo yok, oyunu hareketlerinizle yönetebiliyorsunuz. Bu teknoloji hayatımızda başka alanlara da yansıyacaktır. Teknolojinin hızına yetişmek imkansız, bakalım daha neler göreceğiz.

Bu muhteşem oyun konsolunu video’da izleyin…
Share/Save/Bookmark

[dailymotion]http://www.dailymotion.com/video/x9i3h6_project-natal-xbox-360-le-jeu-video_videogames[/dailymotion]

Share

WordPress 2.8.4

Blog sitemi wordpress üzerine kurmuştum bundan 3 sene önce. Sanırım wordpress versiyon 1.x kullanmıştım o zaman. Zaman içerisinde yeni çıkan sürümleri ile yükselttim. Her sürümün sunduğu ilave özellik vardı. Geçtiğimiz çarşamba gününe kadar wordpress 2.7 kullanıyordum. Memnundum ve her şey yolundaydı. Yönetim ekranı oldukça kullanışlıydı. Fakat son zamanlarda bazı arkadaşlarımdan yazılarıma yorum eklerken sorun yaşadıklarını ve yorumları ekleyemediklerini duydum. Kendi yaptığım denemelerde hiç sorun görünmüyordu. Bir süre sonra Internet Explorer kullananların bu sorunu yaşadığını öğrendim. Firefox’da hiç sorun yoktu. Konuyu araştırdığımda wordpress sürümünü yükseltmek gerekiyordu.

WordPress 2.8.3 vardı ve son günlerde güvenlik açığı olduğu konuşulmaya başlamıştı. WordPress bu güvenlik açığı sonrasında 2.8.4’ü çıkardı. Ben de şu andaki en son sürüm wordpress 2.8.4’ü kullanmaya karar verdim ve çarşamba akşamı çalışmaya başladım. Eski wordpress dosyalarını silip upgrade işlemini başlattım. Birkaç adımlık bu sürüm yükseltme işlemi çok basit görünüyordu ki daha önce de benzer şekilde yapmıştım. Sitenin kullandığı veri tabanını wordpress güncelledi ve kullanıma hazır mesajı ekrana geldi. Fakat beyaz ekran ile karşılaştım:-( Site görünmüyor, sadece beyaz bir ekran. Canım sıkıldı, ne yapacağımı, nasıl yapacağımı bilmiyorum. Hemen google’dan araştırmaya başladım. Dünyada birçok insan benzer problemlerle karşılaşmış. Tekrar yükleme yaptım, çözülmedi. Sonra google’dan upgrade işlemini yapmadan önce aktif olan plugin’lerin kapatılması ve tema olarak klasik wordpress temasına dönüş yapılması gerekliliğine dair bir yazı okudum. Ama ben bu adımları yapmadan wordpress 2.7’yi silmiştim. Çarşamba gecesi 01:00’a kadar uğraştım ama olmadı. Site maalesef 24 saat beyaz ekran olarak kaldı…

Ertesi gün sitemi eski haline getirmek için wordpress 2.7’yi tekrar yükledim, veritabanımın bir yedeğini almıştım. Eski veri tabanını yükledim, wordpress dosyalarını kayıt ettim. Bu sefer upgrade seçeneği yerine doğrudan wp-admin’den yönetim ekranına girdim. Kurulum tamamlandı, eski halime dönmüştüm. WordPress 2.7’yi de wordpress download sayfasından indirmiştim, kurulum tamamlanınca yönetim ekranında otomatik sürüm yükseltme (automatic upgrade) linkini gördüm. Daha önceki 2.7’de bu yoktu. Farkında olmadan sanırım daha yeni bir versiyonu, 2.7x’i, indirmişim. Hemen plugin’leri kapatıp klasik temaya döndüm. Otomatik sürüm yükseltme işimi kolaylaştırdı ve tekrar dosya kayıt etmeme gerek kalmadı. Hızlıca wordpress 2.8.4’e geçmiş oldum 🙂

2.84 gerçekten çok kullanışlı bir yönetim ekranı sağlıyor. Yeni sürüm, plugin’leri de dışarıdan indirip ftp ile /wp-content/plugins klasörüne kopyalamaya gerek kalmıyor, onları da yönetim ekranından çıkmadan yükseltebiliyorsunuz. Gerçekten çok başarılı ve rahat bir kullanımı var. WordPress kullananlar bu yeni sürümü keşfetmişlerdir. Henüz kullanmayanlara wordpress 2.8.4’ü tavsiye ediyorum.

Share/Save/Bookmark

Share

Projem başarıyla tamamlandı :-)

40 yaşımdan sonra kendimi “yenilemek” üzere bir hevesle bu projeye başladım. Kendime güvenim ve inancım da çok yüksekti. Başlamış olduğum Bilgisayar Mühendisliği Yüksek Lisans projemi bugün başarıyla tamamladım. Sonuçlar bugün belli oldu ve 3.47 ortalama ile mezun oldum. İçim içime sığmıyor, kıpır kıpır, çocuk gibiyim, yerimde duramıyorum. Başlamış olduğum bu serüven konu itibarı ile gerçekten zordu, hem de çok zor. Arkadaşlarım bana “delirdin mi?” bu yaşta böyle bir konu seçilir mi diye garipseyerek baktılar. Şimdi düşünüyorum da, yoğun iş temposu ve aile hayatı içerisinde, hakikaten bu seçimi yapmak çok anlamlı değilmiş. Aldığım veri tabanı, yapay sinir ağları, bilgisayar organizasyonu, bilgisayar ağları, elektronik ticaret, veri madenciliği, veri yapıları ve algoritmalar, işletim sistemleri, bilgisayar mimarisi, bilişim sistemleri güvenliği, karar destek sistemleri dersleri ve bu disiplinden gelmediğim için almış olduğum lisans dersleri ile oldukça yüklü bir programın altından kalkabildim. Bu yaştan sonra Assembler öğrenmek, bilgisayar mimarisinin ayrıntılarını öğrenmek dışarıdan bakınca güzel ama bu detaya ,bu yaşlarda girmek hakikaten insanı çok zorluyormuş.  Diğer taraftan bitirme tezim “Veri Madenciliği ve Biyoinformatik alanındaki uygulamalar” gibi bir konu olunca son 3 aydaki yoğunluğum daha da arttı. 1500 sayfadan fazla dokümanı incelemek zorunda kaldım. Bununla beraber ODTÜ, Boğaziçi, İTÜ, Yıldız Teknik gibi farklı üniversitelerden hocalar ile bu dersleri işlemek çok keyifliydi. Hepsinin dersi ele alışı, yaklaşımı farklıydı. Benim için iyi bir tecrübe oldu.

Evet sonunda projeyi tamamladım. Fakat yaklaşık 2 senedir televizyon izlemiyorum. Akşamlarım, hafta sonlarım yoktu. Dinlenmek, kendime zaman ayırmak mümkün olmadı. Bu süreçte canım eşim, Sibelim, bana inanılmaz destek oldu. Kendisinden ve canım kızım Zeynep’ten çalmış olduğum zamanlar için her ikisi de anlayış gösterdi. Sibel bana çalışma zemini hazırladı, zorlandığım durumlarda psikolojik destek sağladı. Eksik olmasın, o olmasaydı bu proje zamanında ve bütçesinde tamamlanmazdı. Artık bundan sonra onlara daha fazla zaman ayıracağım.

Zorlandım zorlanmasına ama ilk başta düşündüğüm gibi bu proje beni gerçekten yeniledi. Bu yaşlarda çok zor bir süreç ama cesareti olan herkese tavsiye ediyorum. Geçen sene yazmış olduğum “Yeniden Doğuş” yazısında anlatıldığı gibi yenilenmek kolay olmuyor ama başardığınız zaman hissettiğiniz mutluluk inanılmaz…

Share

Youtube erişimi?

http://www.youtube.com sitesine erişimin ülkemizde yasaklanmış olduğunu hepimiz biliyoruz… Daha önce de birkaç defa yasaklandı ama sonra açıldı. Bu konuda yazmak istiyordum ama bugün, yarın yasak kalkar diye umdum. Fakat yasak hala devam ediyor. Ben şahsen katılmasam da erişimin tamamen engellenmesinin nedenleri var. Diğer taraftan, blog siteme yazmış olduğum yazıları desteklemek üzere youtube’dan aldığım birçok video vardı. Şu anda siteyi ziyaret edenler maalesef bu video’ları göremiyorlar, bazı yazılarımın altında daha önce video’nun bulunduğu boş bir alan kaldı. Youtube video bağlantılarını kaldırmadım, görüntüyü biraz bozsa da belki açılır diye muhafaza ediyorum. Ben yazdığım konuları “bilgi teknolojisi, bilişim güvenliği, proje yönetimi, iş ve yaşam” olarak kategorize ediyorum. Doğal olarak bu konulara ilişkin yazdığım yazıları youtube’dan video ekleyerek desteklemeye çalışıyordum. Fakat şimdi maalesef kullanamıyorum. Umarım en kısa zamanda bu yasak kalkar ve paylaşım artar.

Share