You are currently browsing the Bilgi Teknolojisi category.
 |
Gün geçtikçe önemi artan bilgi güvenliği artık sadece kurumsal değil bireysel olarak da karşımıza çıkıyor. Güvenlik, genel anlamda, incelenmesi gereken bir konu… Maalesef bir insanın başına geldiği zaman önemi anlaşılıyor. Bu konuda bilincimiz de çok iyi değil. Günümüzde yaşamımızın hemen her aşamasında teknolojiyi bir şekilde kullanıyoruz. Yeni teknolojiler bizler hareket halindeyken de bize yardımcı oluyor.
|
Bunun en önemli göstergelerinden bir tanesi de taşınabilir bilgisayarlar. Son birkaç yıldır notebook fiyatları oldukça düştü ve satışları patladı. Bankalar da kredi kartlarının kullanımını arttırmak üzere taksit imkanları sağlayınca notebook sayısı arttı. Bu da ciddi bir güvenlik ihtiyacını ortaya çıkarttı. Ne kadar farkındayız, tartışılır. Evet, güvenlik diyince ne anlıyoruz? Bilgisayarımıza kurduğumuz, Antivirus-Antispyware-Antiphishing vs koruma yazılımları yeterli mi? Çok önemli bir başka nokta gündeme geliyor? Bütün bilgilerimizi notebook içerisinde taşıyoruz. Hem kendimize ait hem de çalıştığımız şirkete ait dosyalar, iletişim içerisinde olduğumuz kişilerin telefon numaraları, adresleri… Birçok değerli veri ve bilgi… Hatta bilgisayar özelliklerine sahip yetenekli cep telefonu-smart phone-kullanıyorsak onun da içerisinde bu bilgiler yer alabiliyor. Tehlike bir anlamda ikiye katlanıyor.
Büyük şehirlerde, otomobillerden notebook çalınması hemen her gün duyduğumuz sıradan bir olay haline geldi. Notebook içerisindeki bilgilerimiz, notebook’un fiziksel maddi değerinden çok daha önemli. Bu değerli bilgilerimizi korumak için notebook şifreleme çözümlerini kullanmakta fayda var. Peki bu konuda ne yapıyoruz? Sanırım bir şey yapmıyoruz! Benim çevremde de bir şifreleme çözümü kullanan arkadaşım yok. Vurguladığım gibi henüz arabamıza hırsız girip bagajdan notebook’umuz çalınmadı onun için herhalde… Bu konuda ücreti karşılığında satın alınabilecek çözümler ile birlikte ücretsiz açık kaynak kodlu çözümler de mevcut. Ücretli çözümleri burada listelemeyeceğim, reklama girer
Birkaç ücretsiz çözümü paylaşmak istiyorum.
TrueCrypt
FreeOTFE
CompuSec
Posted November 25th, 2007. Add a comment
 |
Evet, 10 Kasım’dan sonra tekrar buluşmak üzere demiştim, döndüm, yazılarıma devam edeceğim. Yazmak için notlarımın arasında duran ama yurtdışında olduğum için, zamanında, yazamadığım “International Project Management Day” hakkında birkaç satır yazmak istiyorum.
|
1 Kasım günü, her yıl “International Project Management Day” – uluslarası proje yönetimi günü olarak kutlanıyor. Amacı proje yönetimi metodolojisi kullanan/uygulayan organizasyonların kendi içlerinde ya da diğer organizasyonlar ile birlikte bir etkinlik düzenleyerek proje yöneticilerinin ve proje ekiplerinin başarılarını kutlamalarını teşvik etmek. Tabii ki sadece proje ekiplerinin başarılarını kutlamak değil iş dünyasına da proje yönetimi kavramını bir değer olarak göstermek… Türkiye’de de “proje yönetimi” her geçen yıl önemini arttırıyor. Geçen ay Bilkent Üniversitesi’nde verdiğim seminer, şu anda üniversitede okuyan genç arkadaşlarımızın da konuya ne kadar ilgi gösterdiklerini ortaya koyuyor. Önümüzdeki yıllarda, 1 Kasım tarihinde, Türkiye’de de Uluslararası Proje Yönetimi Günü kutlanacağını düşünüyorum. Bu konunun hem destekçisi hem de katılımcısı olacağım.
Posted November 11th, 2007. Add a comment
Proje yönetiminin metodolojik olarak en çok ihtiyaç duyulan uygulamalarını bilişim’de özellikle yazılım projelerinde ve inşaat projelerinde olduğunu görüyorduk.
 |
Günümüzdeki hızlı değişim, her konu ve sektörde iş yapış süreçlerini etkiler hale geldi. Hızlı değişim ve mobil ortamlar tüm iş süreçlerini etkiledi. Bu etki, proje yönetiminin her alanda ve sektörde ne kadar önemli olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Artık lisans üstü işletme eğitimi içeriğinin de proje yönetimi ile örtüştüğünü görüyoruz. “MBA in Project Management” eğitim programları henüz Türkiye’de açılmamış olmakla beraber dünyada halihazırda veriliyor.
|
Önümüzdeki günlerde bu konuda ülkemizde de hareketlenmenin başlayacağını düşünüyorum. Bu konuda yazacak çok şey var. Gelecek hafta yurtdışına gidiyorum, 10 Kasım’dan sonra tekrar buluşmak üzere.
Posted October 27th, 2007. Add a comment
Bugün, Bilkent Üniversitesinde öğrencilere Proje Yönetimi kavramları üzerine iki saatlik bir seminer verdim.
Bu seminerin koordinasyonunu Bilgisayar Mühendisliği bölümü son sınıf öğrencilerinden İlker Acar yaptı. Bana 10 gün önce ulaşıp böyle bir seminer verip veremiyeceğimi sordu, ben de uygun olduğum takdirde memnuniyetle verebileceğimi söylemiştim. Benim için bugün uygun görünüyordu. Seminerin koordinasyonu BUCC (Bilkent University Computer Club) ve MSP (Microsoft Student Partner) işbirliği ile gerçekleşti.
Seminer duyurusu için afiş hazırlamışlar, kulüp üyelerinden bazıları kendi blog sitelerinde seminer duyurusunu yapmışlar, kısa zamanda hazırlanmışlar. Öğrencilerin sınavları olmasına rağmen seminere katılım da fena değildi. Bilgisayar Mühendisliği dışında başka bölümlerden de öğrenciler vardı. Hoşuma giden şey, konuya kulak kabartarak seminere gelen henüz 1.sınıf öğrencilerinin olmasıydı. İki saatlik süre içinde proje yönetimi kavramlarının üzerinden birlikte geçtik. Benim için de güzel bir tecrübe oldu, proje yönetimi konusunda yaşı 30+ olan, çalışan insanlara eğitim ve seminer veriyorum.Çok güzel sorular sordular. Proje ile operasyon arasındaki farkı, risk yönetiminin ne kadar önemli olduğunu, iyi planlama yapmadan bir projenin başarılı olamayacağını, proje paydaşları arasındaki iletişimin proje başarısı için ne kadar önemli olduğunu gördüler
Bundan sonra bu kavramlara daha farklı bakabilecekler. Kısa sürede onlara bir şeyler aktarabildiğimi düşünüyorum. Sorularından, konuya ilgilerinden görebildiğim kadarı ile şimdiden kulaklarında proje yönetimi kavramlarının kalıyor olması benim için çok sevindirici. PMP olmak için tecrübeye ihtiyaç var ama CAPM (Certified Associate in Project Management) sertifikası alabileceklerini vurguladım. Türkiye’de CAPM sertifikasına sahip insanlara ihtiyaç var.

Posted October 25th, 2007. 1 comment

 |
Daha önce MS Project’e alternatif olarak “dotproject” hakkında bir şeyler yazmıştım. Openproj da, incelediğim kadarı ile, iyi bir alternatif olarak duruyor. Arkadaşım Sezai, Openproj bilgisini bana iletti. Biraz inceledim ve paylaşmak istedim. Linux, Windows, Mac gibi hemen her plaftformda çalışıyor. MS Project dosyalarını, mpp ve mpx, açıp başarıyla düzenleyebiliyor.
|
Gantt chart, Network diyagram, WBS, RBS gibi görüntüleri alabiliyor, rapor üretebiliyor, maliyet hesaplarını yapabiliyorsunuz. Openproj oldukça başarılı görünüyor. Detaylı inceleyemedim ama bir eksiği var! Bir kaynak havuzu hazırlayıp birden fazla projeye paylaşıma açamıyorsunuz. Bunun dışında oldukça başarılı, açık kaynak kodlu ve ücretsiz olan bu yazılımı herkese öneriyorum… Bu ürünü geliştiren Projity firması ayrıca internet üzerinden “project on demand” adlı hizmetiyle projenizi yönetmenizi sağlayacak bir zemin oluşturuyor. Ayrıntılı bilgilere Projity linkinden ulaşabilir ve ücretsiz Openproj yazılımını indirebilirsiniz.
Posted September 22nd, 2007. Add a comment
Sınavda soruların geldiği 6 başlık var:
IS Audit Process
IT Governance
Systems & Infrastructure Life Cycle Management
IT Service Delivery & Support
Protection of Information Assets
Business Continuity & Disaster Recovery
Sınava girme kararımı birkaç gün önce aldım ve bugün kayıt işlemlerimi tamamladım. Sınav 8 Aralık’da yapılacak. Yaklaşık iki buçuk ay çalışma sürem var. Bir çalışma programı çıkarttım kendime. Daha önce PMP sınavı için de bir program uygulamıştım, benzer bir program ile çalışacağım. Hafta içi akşamları 90 dakika, hafta sonları ise 180 dakika çalışmayı planlıyorum. Bu tür sınavlarda konuları en azından iki defa taramak ve olabildiğince çok soru çözmek gerekiyor. Bu projeyi zamanında ve bütçesinde başarıyla tamamlamak üzere disiplinli çalışarak elimden geleni yapacağım. Sanırım Şubat 08 gibi sonucu öğreneceğim, öğrenince de sonucu buraya yazarım
Posted September 21st, 2007. 3 comments
 |
Netron’un her sene düzenlediği Techweek etkinliklerinde bugün “Bilişimde Proje Yönetimi” konusunda bir sunum yaptım. Sağını solunu kırparak, bilişim projelerinin başarı oranlarını gösteren birkaç yazı ve tablo ekleyerek 125 sayfalik slayt seti hazırladım Olabildiğince bütün proje yönetimi kavramlarını 90 dakika icerisine sığdırmaya çalıştım.
|
Sunumuma “müşteri ne istiyor, bunu bize nasıl anlatıyor ve biz nasıl anlıyoruz” girişi ile başladım. Projelerdeki en büyük sıkıntı “iletişimsizlik”. Katılımcılar da sorularıyla sunuma renk kattı, benim için oldukça keyifliydi… Sunum sonrasında yanıma gelen arkadaşlardan bazıları, sorularıyla konuya özel ilgi duyduklarını ortaya koydular. Bundan sonra yapmaları gereken, Proje Yönetimi eğitimi alıp konuya yoğunlaşmak. Böylece şu anda çalıştıkları kurumlarda süre giden projelere ciddi katkıları olacaktır.
Posted September 12th, 2007. Add a comment
 |
Her geçen yıl bilişim projelerine olan ihtiyaç artmaya devam ediyor. Artık bilgi her yerde ve bilgiyi kullanmadan hareket etmek nerdeyse imkansız… Takip ettiğim ve okuduğum proje yönetimine ilişkin makalelerde projeler ile ilgili istatistiki rakamları çok çarpıcı buluyorum. Örneğin 2000 yılında 300,000 adet yeni bilişim projesi başlamış dünyada.
|
2001 yılında bu rakam 500,000 oluyor, geçen yıl ise dünyada 1,000,000 üstünde yeni proje başladığı yazılıyor. Proje sayısı oldukça fazla. Diğer taraftan dünyada 20,000,000 kişinin de proje yönetimini meslek olarak icra ettiği söyleniyor.
Peki bilişim projelerinin “başarı” oranı ne? Bu konuda biraz bilgi topladım. Tablo aşağıdaki gibi, berbat. Bu da ciddi bir para kaybı, emek kaybı demek. ABD her yıl, genel olarak, projeler için 2 trilyonUS$ para harcıyormuş.
* Projelerin %70’i maliyet, kalite ve zamanında tamamlanma hedeflerinden uzak, başarısızlığa uğruyor (Gartner)
* Bilişim projelerinin %50’si bütçesinin üzerinde harcama ile tamamlanabiliyor (Gartner)
* Bilişim projelerinin %66’sı başarısız oluyor, %52’si tamamlanmadan iptal ediliyor, %82’si ise hedeflenen zamandan geç teslim ediliyor (Standish – CHAOS)
Neden bilişim projeleri başarısız oluyor? Bu konuda yapılan araştırmalara göz attım, hemen hepsinde ilk sırayı, benim de çok önem verdiğim, “iletişim” eksikliği alıyor. Dünyada yirmi milyondan fazla insan proje yönetimini bir meslek olarak icra ediyor, proje yöneticileri teknikleri ve yöntemleri biliyor ama projeler yine de başarısız oluyor? Proje Yönetimi çerçevesinde bir projenin başarılı olması için yapılması gerekenler bellidir ve her yerde yazılı ve çizilidir. Fakat yine de dünya genelinde projelerin başarı oranı düşük. Bu konuda yazacak çok şey var…
Posted September 2nd, 2007. Add a comment
 |
Evet, bunu söyleyen ben değilim… Bu mesajı bugün TechRepublic’den gelen günlük e-postada görüp okudum. Orijinal mesajı yazan blogger “Debra Littlejohn Shinder”. Nedir bu özellikler?
1. Voice over IP (VoIP): Bu senenin ilk çeyreğindeki IP PBX satışları 2006′ya göre %76 artmış, pazar büyüyor. Bu konudaki detay bilgi daha da fazla önem kazanacak.
|
2. Tümleşik İletişim (Unified Communication ): VoIP’nin popülaritesinin artmasıyla farklı iletişim teknolojilerinin (e-mail, voice mail) bir araya gelmesi önem kazanıyor.
3. Karışık Ağ (hybrid network): Farklı işletim sistemlerinde bilgi sahibi olmak önem kazanıyor. Sadece windows ya da sadece unix ortamları yok artık. windows, unix, linux, mac…
4. Telsiz teknoloji (wireless): Gelecekte daha hızlı ve güvenli telsiz ağlar olacak. 2008′de çıkması beklenilen 802.11n hakkında bilgi sahibi olmalısınız. Bu teknolojinin daha yüksek hız (74Mbps) ve daha uzak mesafelerden erişim sağlaması bekleniyor.
5. Uzak Kullanıcı Desteği (remote user support): Artık birçok çalışan sabit bir yerde değil, yollarda, uzaktan bilgilerine erişmeye ve iletişim kurmaya çalışıyor. Farklı VPN (özel sanal ağ) teknolojilerini (SSL VPN dahil) öğrenmekte fayda var. Uzaktan erişen kişilerin ne kadar güvenli tesbit etmek çok önemli…
6. Mobil Kullanıcı Desteği (mobile user support): Artık e-postalarımızı cep telefonlarından almak istiyoruz. Posta sunucularının konfigürasyonu ve bu cihazların güvenlik ihtiyacının karşılanması daha da fazla önem kazanacak.
7. Hizmet olarak Yazılım (software as service=SaaS): Yeni nesil internet, web 2.0, tamamen SaaS olacak. Uygulamalar, kişinin makinasına kurulmasındansa web üzerinden dağıtılacak.
8. Sanallaştırma (virtualization): Microsoft, Windows Server 2008 üzerinde çalışacak windows hypervisor (viridian) yatırım yapıyor. VMWare ücretsiz olarak VMWare sunucu sağlıyor, RedHat ve SuSe sunucu ürünlerine Xen hypervisor teknolojisini dahil etmeyi planlıyor. Bu ortamları yönetme becerisi gerekli olacak.
9. IPv6: Yeni nesil internet protokolü, IPv6, tahmin edilenin aksine çok da hızlı gelmedi. Yeni işletim sistemleri Windows Vista,Windows Server 2008, Mac OS X 10.3 IPv6 desteği ile birlikte geliyor. CIDR olarak adlandırılan farklı adres gösterimi olacak, adresler hexadecimal (16′lık) yazılacak, IPv4′te kullanılan decimal (10′luk) gösterime karşılık… IPv6′ya hazırlıklı olmakta fayda var.
10. Güvenlik (security): Benim de içerisinde olduğum en önemli konu! İnsanlar yıllardır güvenlik ile ilgili bilgilerini, özelliklerini geliştiriyorlar. Fakat gelecekte yeni konular gündeme gelecek. VoIP güvenliği, cep telefonu güvenliği yeni konuları gündeme getirecek. Computer forensics daha da önem kazanacak…
Yazını orijinalini buradan okuyabilirsiniz.
.jpg) |
Her gün aldığımız spam mesajlar biçim değiştirdiler. Şu sıralar bana gelenlerin %10′unun ekinde PDF dosyalar bulunuyor. Spam mesajı gönderen, mesajını o ekli dosya içerisine yerleştirmiş. Gelenin spam oldugunu, ilkinde neymiş bu? dedikten sonra ), anlıyorsunuz ve doğal olarak ekli dosyayı açıp bakmıyorsunuz, siliyorsunuz.
|
Ama iş, silmek için az da olsa zaman ayırıyorsunuz, spam filtresi işe yaramıyor. İş yerlerimizdeki profesyonel anti spam çözümlerin dışında evlerimizde de anti spam araçları kullanıyoruz. Bu araçlar, bilinen spam e-postaları gayet güzel sınıflandırıyor ve bizi bir yükten kurtarıyor(du)! Spam e-postalar eklerinde PDF dosyalarla gelmeye başlayınca, şu anda kullanılan spam filtrelerinden geçmeyi başardılar. Onlar da posta kutumuza rahatça düşüyorlar.
Zamanla bu tarz PDF spam mesajların artması başka bir sorunu ortaya çıkaracak. Doğal olarak bu mesajların boyutları daha büyük. Gözlemleyebildiğim kadarı ile eki ile birlikte mesajın 8-15KB büyüklüğü var. Günlük PDF spam e-postaların sayısı artarsa ciddi sıkıntılar baş gösterecek. Bu konuda antivirus/antispam üreticileri nasıl bir çözüm bulacaklar bakalım?…
Posted July 15th, 2007. 1 comment