2008 yılının Aralık ayında, CAPM (Certified Associate Project Manager) sertifikası ile ilgili bir yazı yazmıştım. Bu sertifika için PMP’de istenilen 4500 saat tecrübe yerine 1500 saat proje tecrübesi isteniyor, PMP’deki gibi proje yönetmiş değil projenin içerisinde yer almış kişiler başvurabiliyor. PMP’den önceki adım… Dünyadaki CAPM sayısını ve CAPM sertifikasına sahip kişilerin listesine ulaştım. Bugün itibarı ile, 2004 yılından bugüne, toplam 1000 kişi CAPM sertifikasına sahip olmuş.
Listeye baktığınızda Arjantin, Avusturya, Bulgaristan, Şili, Danimarka, Dominik Cumhuriyeti, Mısır,Jamaika, Litvanya, Lüksemburg, Portekiz, Tunus, Ukrayna, Uruguay’da 1′er adet CAPM var.
Diğer ülkelerdeki CAPM sıralaması:
Umman, Panama, Katar, Rusya, Sırbistan, Slovakya, İsveç 2 kişi
Endonezya, İrlanda, Kuveyt 3 kişi,
Japonya, Pakistan 4 kişi,
Norveç, Romanya, Singapur 5 kişi,
Lübnan’da 6 kişi,
Ürdün, Malezya ve İtalya, Peru, İspanya 7 kişi,
Filipinler 8 kişi,
Hollanda 9 kişi,
Polonya 10 kişi,
Yeni Zelanda 11 kişi,
İsviçre 12 kişi,
Gana 15 kişi,
Birleşik Arap Emirlikleri 16 kişi,
Suudi Arabistan 19 kişi,
Güney Afrika 27 kişi,
İngiltere, Nijerya 37 kişi
Geriye kalan büyük çoğunluk Hindistan, Amerika ve Kanada’da…
Rakamlardan görüldüğü gibi birçok avrupa ülkesinde bile iki elin parmaklarını geçmeyecek sayıda CAPM var. Listede maalesef Türkiye yok. Çevremdeki insanların hem PMP hem de CAPM olması için çaba sarf ediyorum. Herkes PMP olmayı daha çok istiyor ve ona yoğunlaşıyor. Fakat CAPM olabilecek kişiler de var ama maalesef talep görmüyor. Listeden de gördüğümüz gibi diğer ülkelerde de benzer bir durum var, pek talibi yok. Özellikle üniversiteden yeni mezun olmuş, 1-2 yıllık tecrübesi olan kişilere CAPM’yi öneriyorum. Daha önce de Türkiye’de CAPM duymamıştım ve bugün ulaştığım liste ile bu kesinlik kazandı.
Daha önceki bir yazımda belirtmiştim, Türk Telekom sponsorluğunda PMBOK Türkçe’ye çevirildi, ben de danışma kurulunda bu çeviriye destek oldum. Şu anda baskıda ve 1-2 ay içerisinde piyasaya çıkacak. PMI Türkiye chapter’ı aynı zamanda PMP sınavlarının Türkçe yapılabilmesi için PMI ile görüşüyor. İnşallah 2010′da sınavı Türkçe alabileceğiz. Türkçe PMBOK hem PMP hem de CAPM sayısının artmasına destek olacaktır diye düşünüyorum. PMI Türkiye chapter’ı PMP sayısının artması için çaba sarf edecek. CAPM’ler için de çaba sarf edilecektir. Bizler de çabamızı sürdürerek destek olmaya çalışacağız. Proje Yönetimi bilinci yayıldıkça umarım CAPM olmak isteyenler de çıkacaktır.Türkiye’ye de CAPM gerekiyor. Bakalım ilk CAPM kim olacak
Bugün, 02.09.2009, bu yazıma Erdem Seherler bir yorum yazmış ve Türkiye’de CAPM sertifikasına sahip kişilerin olduğunu (5 kişi) vurgulamış hatta bir kişinin soyadını vermiş. Soyadını kullanarak tekrar sorguladım ve Türkiye’den bu kişinin 2007 yılında CAPM sertifikasını almış olduğunu gördüm. Ben CAPM listesine PMI’dan % (wildcard) kullanarak ulaştım ama sanırım bir sorun olmuş ki bütün listeye ulaşamamışım. Erdem’e teşekkür ediyorum.
Bu durumda bizde de CAPM sayısının artması gerekliliğini tekrar vurguluyorum ama yazımın en son cümlesinin, “Bakalım ilk CAPM kim olacak”, geçerliliği kalmıyor…

Blog sitemi wordpress üzerine kurmuştum bundan 3 sene önce. Sanırım wordpress versiyon 1.x kullanmıştım o zaman. Zaman içerisinde yeni çıkan sürümleri ile yükselttim. Her sürümün sunduğu ilave özellik vardı. Geçtiğimiz çarşamba gününe kadar wordpress 2.7 kullanıyordum. Memnundum ve her şey yolundaydı. Yönetim ekranı oldukça kullanışlıydı. Fakat son zamanlarda bazı arkadaşlarımdan yazılarıma yorum eklerken sorun yaşadıklarını ve yorumları ekleyemediklerini duydum. Kendi yaptığım denemelerde hiç sorun görünmüyordu. Bir süre sonra Internet Explorer kullananların bu sorunu yaşadığını öğrendim. Firefox’da hiç sorun yoktu. Konuyu araştırdığımda wordpress sürümünü yükseltmek gerekiyordu.
WordPress 2.8.3 vardı ve son günlerde güvenlik açığı olduğu konuşulmaya başlamıştı. WordPress bu güvenlik açığı sonrasında 2.8.4′ü çıkardı. Ben de şu andaki en son sürüm wordpress 2.8.4′ü kullanmaya karar verdim ve çarşamba akşamı çalışmaya başladım. Eski wordpress dosyalarını silip upgrade işlemini başlattım. Birkaç adımlık bu sürüm yükseltme işlemi çok basit görünüyordu ki daha önce de benzer şekilde yapmıştım. Sitenin kullandığı veri tabanını wordpress güncelledi ve kullanıma hazır mesajı ekrana geldi. Fakat beyaz ekran ile karşılaştım:-( Site görünmüyor, sadece beyaz bir ekran. Canım sıkıldı, ne yapacağımı, nasıl yapacağımı bilmiyorum. Hemen google’dan araştırmaya başladım. Dünyada birçok insan benzer problemlerle karşılaşmış. Tekrar yükleme yaptım, çözülmedi. Sonra google’dan upgrade işlemini yapmadan önce aktif olan plugin’lerin kapatılması ve tema olarak klasik wordpress temasına dönüş yapılması gerekliliğine dair bir yazı okudum. Ama ben bu adımları yapmadan wordpress 2.7′yi silmiştim. Çarşamba gecesi 01:00′a kadar uğraştım ama olmadı. Site maalesef 24 saat beyaz ekran olarak kaldı…
Ertesi gün sitemi eski haline getirmek için wordpress 2.7′yi tekrar yükledim, veritabanımın bir yedeğini almıştım. Eski veri tabanını yükledim, wordpress dosyalarını kayıt ettim. Bu sefer upgrade seçeneği yerine doğrudan wp-admin’den yönetim ekranına girdim. Kurulum tamamlandı, eski halime dönmüştüm. WordPress 2.7′yi de wordpress download sayfasından indirmiştim, kurulum tamamlanınca yönetim ekranında otomatik sürüm yükseltme (automatic upgrade) linkini gördüm. Daha önceki 2.7′de bu yoktu. Farkında olmadan sanırım daha yeni bir versiyonu, 2.7x’i, indirmişim. Hemen plugin’leri kapatıp klasik temaya döndüm. Otomatik sürüm yükseltme işimi kolaylaştırdı ve tekrar dosya kayıt etmeme gerek kalmadı. Hızlıca wordpress 2.8.4′e geçmiş oldum
2.84 gerçekten çok kullanışlı bir yönetim ekranı sağlıyor. Yeni sürüm, plugin’leri de dışarıdan indirip ftp ile /wp-content/plugins klasörüne kopyalamaya gerek kalmıyor, onları da yönetim ekranından çıkmadan yükseltebiliyorsunuz. Gerçekten çok başarılı ve rahat bir kullanımı var. WordPress kullananlar bu yeni sürümü keşfetmişlerdir. Henüz kullanmayanlara wordpress 2.8.4′ü tavsiye ediyorum.

Mayıs ayında Zeynep ile başladığımız yelken eğitmimize devam ediyoruz. Temel seviye eğitimimizi tamamladık. Fenerbahçe Spor Kulübü bünyesindeki Yelken şubesinde ilk eğitmimizi almıştık. Yelkenli ile tanışmamız ikimizde de heyecan yarattı. Daha önceki yazımda belirttiğim gibi pratik yapmanın dışında öğrenilmesi gereken birçok yeni kelime ve kavram var: Apaz, Orsa, Tramola, Kavança, İskota, Flok (Cenova), Mandar… Ayrıca kullanılan iplere düğüm atmasını öğrenmek gerekiyor.
Pratik yaptıkça hem rüzgara göre yelkenliyi kullanmayı hem de terimleri öğreniyoruz. Her konuda olduğu gibi bunda da olabildiğince pratik yapmak gerekiyor.
Şirketimizde, Avea, yelkenli ile hobi olarak ilgilenen birçok arkadaşım var. Temmuz ayının sonlarında bir de şirket içi yarış düzenledik. O da çok keyifliydi. Fenerbahçe’de başladığımız eğitimi geçen hafta sonu Alfasail’den http://www.alfasail.org/ almaya başladığımız ileri seviye ile ilerletiyoruz. Fenerbahçe’de 6.5m uzunluğunda daha küçük tekneler ile eğitim almıştık. Bu sefer 14-15m uzunluğunda daha büyük yelkenliler ile eğitim alıyoruz. Büyük yelkenlinin keyfi başkaymış. İleri seviye eğitimimize burada devam edeceğiz.Geçen hafta sonu rüzgar da oldukça kuvvetliydi, 19-20knot, ve tadını çıkarttık. 4 saat eğitimdeydik ve çok yorulduk. Tatlı bir yorgunluk
Bu hafta sonu da yelkenli’ye devam ediyoruz. Deniz’de olmak insanı çok rahatlatıyor. Haftanın yorgunluğunu insan üzerinden atıyor. Herkese tavsiye ediyorum, insan kendine geliyor.
