20 Kasım 2011 tarihinde Hırvatistan’a gidiyorum. 24 Kasım 2011′de döneceğim. Gidiş sebebim,eğitim. Zagrep’de 21-23 Kasım tarihlerinde PMP Hazırlık eğitimi vereceğim. BMC (Business Management Consultans) adına eğitim vereceğim. Daha önce de 2 defa BMC için Türkiye’de PMP Hazırlık eğitimleri vermiştim. BMC, Amerika orijinli bir şirket ve dünyanın hemen her yerinde Proje Yönetimi konusunda danışmanlık ve eğitim veriyor. BMC, Hırvatistan’da Life Long Learning Akademija (L3A) ile iş birliği yapıyor. L3A, benim biyografimi kendi dillerinde, Hırvatça, L3A web sitesine koymuş. Ortadoğu, Afrika ve Güney Avrupa’dan sorumlu BMC’nin partnerlarından Murat Özbilen eski bir arkadaşım. BMC ile tanışmam Murat’ın sayesinde oldu.
Yoğun bir program olacak benim için. 3 günde yaklaşık 500 slide’lık bir içeriği sunacağım. PMP Hazırlık konusunda tecrübeliyim, daha önce Türkiye’de defalarca eğitim verdim. Fakat bu seyahat benim için bir ilk olacak. Çünkü ilk defa eğitimi İngilizce vereceğim. Tecrübeliyim diyorum ama heyecanlıyım. Kendime güveniyorum ama vurguladığım gibi tatlı bir heyecan var. Eğitim sonrasında izlenimlerimi burada paylaşırım.
Evet Zagrep’ten döndüm. Benim için gayet keyifli bir eğitimdi. Katılımcılar da çok memnun kalmış olacaklar ki eğitim sonunda bana hediye verdiler. Daha önce vurguladığım gibi PMP eğitimini ilk defa İngilizce verdim. Oldukça iyiydi. Proje Yönetimi konu olarak İngilizce dilinde olduğu için konuyu ve tecrübelerimi Türkçe’den çok daha rahat bir şekilde aktardım. Türkiye’de de bu eğitimi İngilizce almak isteyenler olursa memnuniyetle vereceğim.
80:20 kuralını pek çoğumuz bir şekilde duymuştur. Pareto kuralı olarak da bilinir. Peki nedir bu pareto kuralı? 1848 – 1923 tarihlerinde yaşamış olan İtalyan Vilfredo Pareto, bu kuralı ortaya koymuş. Kendisinin mühendis, sosyolog, ekonomist ve filozof olduğu kayıtlarda yazıyor. Vilfredo Pareto 1906 yılında İtalya’da yaşayan insanların %20′sinin toprakların %80′inine sahip olduğunu gözlemlemiş.
Genel bir işletme kuralıdır satışların %80′i müşterilerin %20′sinden gelir. Örnekler çoğaltılabilir…
- şikayetlerin %80′i müşterilerin %20′sinden gelir
- satışlarınızın %80′i satış ekibinizde çalışanların %20′sinden gelir
- zamanımın %20′si çözümün %80′inini oluşturur
- paydaşların %20′si %80 dikkat ve özen gerektirir
Proje Yönetiminde de Pareto kuralı kullanılır. Başka bir yazıda proje yönetiminde pareto kullanımını aktarmaya çalışacağım.
Hayatımız bakarsak birçok şeyin bu kural etrafında seyrettiğini görebiliriz. Zamanımızın ve enerjimizin kullanımı 80:20 kuralı ile harcanıyor. Hayatımızı pareto kuralı çerçevesinde incelediğimizde hangi işe ne kadar zaman ayırdım ve ne elde ettim? Bu şekilde bakarsak belki işlerimizi önceliklendirmede yardımcı olur.

PMP sınavına girecekler için bir koçluk hizmeti vermek üzere yola çıktım. Bilgilendirme amaçlı bir web sitesi hazırladım, www.pmpkoc.com
Bu hizmeti almak isteyenler nelerden faydalanacak?
- Çalışmaya odaklanma
- Çalışma planı ve takibi
- Morali yüksek tutmak
- Yol haritası
PMP Koçluk hizmeti iki seçenek olarak sunulacak. Birincisi sınırsız e-mail ile iletişim kurulması. İkincisi ise sınırsız e-mail ve 240 dakikaya kadar haftalık 30 dakika gtalk/msn/skype üzerinden 1-1 iletişim.
Bu hizmet bir eğitim değil. Hedeflediğim kitle, PMI’nın ön koşulu olan proje yönetimi eğitimini almış ve sınava girecek olan kişiler. Çalıştığım şirkette eğitim verdiğim kişilere, aynı zamanda koçluk da verdim ve arkadaşlarım bunun çok faydasını gördü. Bu tecrübemi sınava girecek olan kişilerle paylaşacağım.
Hizmetin detaylarına www.pmpkoc.com adresinden bakabilirsiniz.

Bugün, bütün dünyada proje yönetimi günü olarak kutlanıyor. Artık Türkiye’de de kutlamalar yapılmaya başladı. Bu sene PMI TR ile İPYD ortak etkinlik düzenliyor. Bugün İstanbul’da yarın da Ankara’da proje yönetimi günü kutlanacak. İleriki yıllarda çok daha geniş kitlelere ulaşarak daha büyük organizasyonlar ile uluslararası proje yönetimi gününü kutlayacağımıza inanıyorum.
Bu konu ile uğraşan, işi proje yönetimi olan hepimiz için “Uluslararası Proje Yönetimi Günü” kutlu olsun.

Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi 2008 Ekim ayından bu yana şirkette 4 defa PMP Hazırlık eğitimi verdim. Bugüne kadar eğitim alan arkadaşlarımdan 19 tanesi sınavı başarıyla geçip PMP oldular. İlk sınıftan toplam 12 kişi, ikinci sınıftan 6 kişi ve üçüncü sınıftan şu anda 2 kişi PMP sertifikasını almış durumda. 3.PMP Hazırlık Eğitimi yazımda da vurguladığım gibi önümüzdeki dönemde bu sınıftan PMP sınavına girecek arkadaşlarım var.
4.sınıfımız ile 2010 Mayıs ayının başında eğitime başladık ve 12 Haziran’da eğitimi tamamladık. Bu sınıftaki arkadaşlar da oluşturdukları mail grubuna “PMP Summer Class” ismini verdiler. Bu sınıf öncekilere göre daha kalabalıktı, toplam 21 kişi vardı. 3.sınıf eğitmimiz toplam 48 saat sürmüştü. 4.sınıf 56 saat sürdü. Nedeni eğitimi alanların katılımlarıydı. Hemen hemen her konunun üzerinde durduk. Bu eğitimimiz de oldukça keyifli geçti. Bu sınıftan da önümüzdeki dönemde yeni PMP’ler çıkacak.
İlk iki sınıf için geçen sene PMP fırtınası devam ediyor… yazımı kaleme almıştım. Üçüncü sınıf için ise 3.PMP Hazırlık Eğitimi yazımı hazırladım. Her sınıf için ayrı bir yazı yazıyorum. Çünkü sınavı geçen arkadaşlarım ilgili yazıya yorum ekliyor, ben de yazıyı, her yeni PMP için isimlerini yazarak güncelliyorum. Sonra yazılan yorumları ve isimlerini tek bir yerde, PMP Fırtınası başlıklı sayfada, topluyorum.
4.sınıftan da PMP olacak arkadaşlar, yorumlarını buraya ekleyecekler ve ben bu yazıyı güncelleyeceğim. Bir kısmı çalışmalarına devam ediyor. Birkaç ay içerisinde içlerinden PMP çıkacağına inanıyorum.
20 Aralık 2010 günü bu sınıftan iki arkadaşımız, Alper Kırbıyık ve Meltem Özgan, sınavı başarıyla geçerek PMP oldular. İkisini de tebrik ediyorum, hem eğitim sürecinde hem de sonrasında bu konuya konsantre oldular. Çok soru çözdüler ve sınavdan sonra ikisi de sınavın kolay geldiğini söylediler.
Bu sınıftan Barış Tan da 8 Ocak 2011 günü sınavı başarıyla geçerek PMP oldu. Barış artık Avea’da çalışmıyor. Bir ay önce Vodafone’a geçti. Barış’ı tebrik ediyorum, yolun açık olsun…
Asuman Kürkçü de bugün, 22 Ocak 2011, PMP sertifikasına hak kazanarak kulübe katıldı
Asuman’ı da tebrik ediyorum. Diğer arkadaşlarına örnek olacak.
Burak Kızılboğa bugün, 14 Mart 2011, sınavı başarıyla geçerek PMP oldu. Burak ile birlikte 2 sene içinde toplam 30 kişi PMP sertifikasını almaya hak kazandı.
25 Mart 2011, bu sınıftan Hakan Demirci de zorlu sınavı geçti ve PMP oldu, aileye katıldı. Şimdiye kadar PMP olanların büyük çoğunluğu Teknoloji grubundandı. 2 kişi Müşteri Hizmetlerinden PMP olmuştu. Hakan da Müşteri Hizmetlerinden PMP olan 3.kişi oldu. Tebrikler Hakan.
25 Nisan 2011, Hüseyin Fırat Köse de sınavı başarıyla geçerek PMP oldu. Yolun açık olsun Fırat, tebrik ediyorum. Hüseyin ile birlikte toplam 32 kişi PMP sertifikasını almış oldu.
28 Nisan 2011, Atanur Aytekin de PMP sınavını başarıyla geçerek PMP oldu. Seni de tebrik ediyorum Atanur, yolun açık olsun.
29 Nisan 2011, Talat Çağdaş Turan da sınavı geçti ve PMP oldu. Çağdaş, 34.PMP oldu
Kariyer yolculuğunda sana da başarılar diliyorum Çağdaş.
Orkun Alpaslan da 23 Haziran’da PMP oldu. Tebrikler Orkun, çalışmalarında başarılar diliyorum.
2 Temmuz 2011, Yiğit Borhan sınavı geçerek PMP oldu. Kariyerinde sana da başarılar diliyorum.
20 Temmuz 2011, Mehmet Becerik de PMP oldu. Tebrik ediyorum Mehmet…
3 Ağustos 2011, Özgür Değer zorlu PMP sınavını geçerek PMP oldu. Seni de tebrik ediyorum Özgür.
17 Ağustos 2011, Selçuk Çelik sınavı başarıyla geçti ve PMP oldu. Yolun açık olsun Selçuk
Bu sınıfın PMP sayısı da artıyor. 5.sınıftan arkadaşlar PMP olmaya devam ediyor. Şu anda toplam 44 kişi oldu
RMC Project Management firmasının kurucusu ve proje yönetimi konusunda dünyada en çok okunan kitapların yazarı olan Rita Mulcahy 15 Mayıs günü vefat etmiş. 5 yıldır göğüs kanseri ile savaşan Rita, maalesef bu savaşı kaybetmiş.
Rita çok da yaşlı değil, 50 yaşındaymış ve 5 ile 7 yaşında iki çocuk sahibiymiş. Arkasında bıraktıkları için gerçekten çok zor bir durum.
Rita Mulcahy ismini bütün dünyada PMP sınavına hazırlananlar bilir. Onun kitabını okumadan sınava girilmez. Hepimiz okuduk ve faydalandık. Birebir tanışma fırsatım olmasa da proje yönetimi konusunda isim yapmış bir kişiyi kaybetmiş olmak gerçekten üzücü.
Ben sadece kitaplarından faydalanmış bir kişi değilim. Geçen sene Rita’nın “PMP Exam Prep Online 6th Edition” kursunu test etmiştim. Bu kursu test eden dünyadaki 20 kişiden birisiydim. Dediğim gibi tanışmış olmasam da onun kitaplarını okuyarak ve bu kursu inceleyerek bir yakınlık hissi oluştu bende ve bu haberi duyunca gerçekten çok üzüldüm. PMP sınavını geçerek PMP olmuş ve bu sınava hazırlanan herkesin başı sağ olsun.
İPYD (İstanbul Proje Yönetim Derneği) tarafından her yıl düzenlenen “Dinamikler” etkinliği bugün Ceylan Intercontinental Otel’de başladı. 2-3 Nisan tarihlerinde gerçekleşen etkinliğin bu yılki teması “Öğrenilmiş Dersler – Lessons Learned”. Bugün birçok farklı toplantiya katıldım. Farklı firmalardan katılan konuşmacılar kendi projelerinde elde ettikleri deneyimleri, öğrendiklerini, aldıkları dersleri bizlerle paylaştılar. İPYD’nin söylediğine göre göre yaklaşık 350 kişi kongreye katılmış bugün. Yarın da devam edecek. İncelemek isterseniz web sitesine ve etkinlik programına http://www.dinamikler.org/ adresinden ulaşabilirsiniz.
Ben İPYD üyesi değilim, bir süredir yoğunluğumdan dolayı aktif katılım sağlayacak durumda değilim onun için çalışmalarını uzaktan izliyorum. Fakat “Dinamikler” etkinliğine katıldım. Konuşmalardan notlar aldım, benim için faydalıydı. Ülkemizde proje yönetimi konusunda bu tür çalışmaların olması gerçekten çok anlamlı. Proje Yönetimi konusu git gide daha profesyonel bakış açısıyla gelişiyor. Bu mesleğin içerisinde olan ya da bu konuya ilgi gösteren herkesi derneklere üye olmaya davet ediyorum. Aidat bedelleri olduça düşük. Aktif üye sayısı arttıkça hem dernekler güçlenecek hem de daha çok etkinlik yapabilecekler. Bu çalışmalar birçok kişinin değerli katılımlarıyla daha da zenginleşecek.

Program Yönetimi ne demektir? Gerçek hayatta bu kapsamda neler yapılıyor? Program tanımına bakalım. Program, tek tek yönetildiğinde sağlanamayan fayda ve kontrolü elde etmek için koordinasyon içerisinde yönetilen bağlantılı bir projeler grubu olarak tanımlanıyor. Bir proje bir programın parçası olabilir ya da olmayabilir, ama her programın içinde mutlaka projeler vardır.
Birbiri ile bağlantılı projelerimiz var diyelim. Bu bağlantılı projeleri grupluyoruz ve bir program altında topluyoruz.Her proje kapsam, maliyet ve zaman çerçevesinde yönetiliyor. Projenin başarılı olması 3 kısıtın yönetilmesine bağlı. Elimizde bir program altında birçok proje var ve her biri bu 3 kısıt ile yönetiliyor. Her proje sonunda bir ürün ya da servis ortaya çıkıyor. Bir projenin sonunda ortaya bir şey çıkıyor, bir fayda elde ediliyor. O projeyi yönetiyoruz, zamanında ve bütçesinde tamamlanması için kontrol ediyoruz. Tanımda yer alan “tek tek yönetildiğinde sağlanamayan fayda ve kontrolü elde etmek için…” ifadesi ne anlama geliyor? Nasıl bir projenin hedefi var, programın da stratejik bir hedefi ve faydası var.
Program yönetimi, projelerin karşılıklı bağımlılıkları (interdependency) üzerine yoğunlaşıyor ve yönetmek için bir yaklaşım belirliyor. Ne tür bağımlılıklardan bahsediyoruz? Bir programa bağlı 10 adet proje olduğunu varsayalım. Her bir proje kaynak kullanıyor. Kullanılan kaynaklar birden fazla proje içinde yer alabilir. Bu kaynaklar ne zaman hangi projede yer alacak? Her bir projenin tamamlanma süreleri ve tarihleri farklı. Örneğin bir proje bitmeden diğerinin başlamaması gerekiyor olabilir. Bir projenin çıktısı diğer bir projenin girdisi olabilir. Zaman, kaynak, maliyet ve kapsam açısından ele aldığımızda birbirleri ile bağımlılıkları olan bir proje kümesinden yani bir programdan bahsediyoruz. Kaynak yönetiminin, zaman yönetiminin, maliyet yönetiminin, değişiklik yönetiminin ve risk yönetiminin daha geniş kapsamda, program yönetimi yaklaşımı ile yapılması gerekiyor. Bir programın da başarılı olması için bu bağımlılıkların iyi yönetilmesi gerekiyor.
Gerçek hayata geldiğimizde bu bağımlılıkların yönetilmesi oldukça zor. Çünkü işin içinde insan var. Teknik olarak her şeyi yapabilirsiniz. Riskleri çıkartabilirsiniz, GANTT şeması hazırlayabilirsiniz, Kazanılmış Değer Tekniklerini (EVT) kullanabilirsiniz… Fakat işi yaptırmak, aksiyon almak için “iletişim” becerilerinizin üst düzeyde olması gerekiyor. Karşınızdaki insana iş’i yaptıramazsanız, aksiyon aldıramazsanız programın başarısız olması kaçınılmaz. Vurguladığım gibi proje/program yönetim teknikleri bir kenara-ki bu teknikleri kitaplardan, dergilerden, google’dan, arkadaşınızdan bulup okuyabilirsiniz, öğrenebilirsiniz-insanlara iş yaptırabilmek için iletişim becerilerinizi geliştirmelisiniz. Yani kitaplarda olan bilgileri gerçek hayata nasıl uygulayacağınız önemli. Bu konuda birkaç yazı daha yazmaya çalışacağım.

Anadolu Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümü öğrencilerinin Endüstri Mühendisliği kulübü bulunuyor. Kulüp her sene bir etkinlik düzenliyor ve diğer üniversitelerde okuyan öğrencileri de davet ediyor.Bu etkinlikleri MÜYAK (Mühendislik Yönetimi Akademisi) adı altında gerçekleştiriyorlar. Bu sene yaptıkları ‘İş’te Yönetim İş’te Fark’ temalı IV.MÜYAK etkinliğine beni de konuşmacı olarak davet ettiler.
26.12.2009 cumartesi günü öğleden sonra, o günün son konuşmacısı olarak öğrencilerle “Proje Yönetimi Kavramları” konusunda çok verimli 2.5 saat geçirdik. Sunumlarımı olabildiğince interaktif yapmayı tercih ediyorum. Öğleden sonra 15:20 gibi sunuma başladım. Programa göre 1 saat sürem vardı ama 2.5 saat sürdü. Bu saatler katılımcıların artık yorulduğu, zor saatler. Katılımcıların yorulduğu saatler olmasına rağmen yaklaşık 300 kişinin katıldığı güzel bir sunum oldu. Etkinliği organize eden Mühendislik Kulübü yönetim kurulu üyeleri çok güzel ağırladılar. Benimle 2 ay önce iletişim kuran Endüstri Mühendisliği Kulübü yönetim kurulu üyesi Taner Erinmez, elinden geldiğince her konuda destek oldu.
Sunumuma katılanları, proje yönetimi mesleğini seçmeleri için yönlendirdim. PMBOK 4 Türkçe kitabından bahsettim ve Türk Telekom tarafından üniversitelere ücretsiz dağıtılacağı bilgisini verdim. CAPM sertifikasını mezun olduklarında alabileceklerini söyleyerek tavsiyede bulundum. Sunumumu bitirdikten birkaç saat sonra bazı katılımcılar e-posta ile ekstra bilgi istediler ki bu da beni çok memnun etti. İş hayatına hazırlanan bu öğrencilerden bir kısmı, yönlendirmem sonucunda inanıyorum ki bu mesleği seçecekler.
2 sene önce Bilkent Üniversitesi’nde de proje yönetimi konusunda bir seminer vermiştim ve o da çok keyifli geçmişti. Bundan sonra da proje yönetimi konusunda bir şeyler paylaşmak üzere üniversitelerdeki etkinliklere, zamanım uygun olduğu ölçüde, katılmak istiyorum. Proje Yönetimi mesleğini olabildiğince çok kişiye, özellikle de öğrencilere anlatmaya devam edeceğim.

Şu anda çalışmakta olduğum şirkette, Avea, geçen yıldan bu yana PMP sınavına hazırlık eğitimleri veriyorum. Daha öce yazmış olduğum, “Tissot”, “PMP fırtınası devam ediyor…” ve “PMP Fırtınası” yazılarında hem eğitimlere katılan arkadaşlarımı hem de PMP olanlar hakkında bilgi vermiştim.
“PMP Fırtınası” yazımda da belirttiğim gibi 3.sınıfımızı Ekim ayında açtık. Bu sınıf da önceki iki sınıf gibi bir mail grubu oluşturdu ve ismini “PMP Training Monsters” olarak belirledi. Daha önceki eğitimler PMBOK 3rd edition’a göre işlenmişti. 1 Temmuz 2009 tarihinden itibaren PMBOK 4th edition geçerli olduğu için bu eğitimimiz yeni baskıya göre yapıldı. Önceki eğitimlerime sadece Teknoloji grubundan (Network ve IT) katılımcılar olmuştu. Ama bu eğitimime business (müşteri hizmetleri ve satış) gruplarından da katılımcılar oldu. Verdiğim eğitimin müfredatı; 24 saat “proje yönetimi kavramlar” ve 12 saat tamamen sınava yönelik “PMP hazırlık” idi. Eğitim dokümanlarını PMBOK 4′e göre yeniden hazırladım. Bu hazırlık sonunda eğitim dokümanına 150 sayfa daha eklenmiş oldu. 3.sınıf eğitmimizi Kasım ayının sonunda tamamladık. 36 saatlik eğitimimiz 48 saatte tamamlandı. 12 saat fazla sürmesinin nedeni katılımcıların çok soru sorması ve doküman sayfa sayısının artmasıydı. Bu eğitimimiz de gerçekten çok keyifli geçti. Teknoloji grubu, business gruplarının isteklerini/ihtiyaçlarını proje olarak yönetiyor. Eğitimde her iki grubun da olması grupların iletişimi ve beklentileri açısından çok verimli oldu.
Eğitime katılan bu arkadaşlarım içerisinden de PMP çıkacak. Eğitim sonrası çalışmalarına başladılar. Eğitmen olarak şirkette olmamın avantajını daha öncekiler gibi kullanacaklar. Her takıldıkları soruda bana kolayca ulaşabilecekler. Şubat – Haziran aylarında elde etmiş olduğumuz 16 x PMP başarısını sürdürecekler. 2010 Şubat sonu, Mart ayı gibi sınava girmeyi planlıyorlar ve çalışmalarını sürdürüyorlar. Bu sınıfımızdan PMP olanları da yine bu yazımı güncelleyerek burada duyuracağım. Haliyle yeni sınıf açılmasını bekleyenler var. Düşüncem, Şubat ya da Mart ayında 4.sınıfı açmak.
Sertifikayı almak önemli olsa da benim açımdan çok daha önemli olan kısmı bir PMP olarak projeleri yönetmeleri, çevresindeki kişilerin de projeleri daha profesyonel yönetmelerini sağlamaları ve PMP olmaları için rehberlik etmeleri… Arkadaşlarımı bu çerçevede yönlendirmeye çalışıyorum. Proje Yönetim kültürü ve bilinci hepimizin ortaya koyduğu bu çaba ile yaygınlaşacak.
Bugün, 19 Mayıs 2010, 3.PMP hazırlık sınıfımızdan Çağın Şentürk zorlu PMP sınavını başarıyla geçerek bu sınıfın ilk PMP’si oldu.
5 Haziran 2010 tarihinde de Alev Kılıç sınavı başarıyla geçti ve PMP oldu.
Bu sınıftan PMP olanların isimlerini de bu yazımı güncelleyerek yazmaya devam edeceğim.
Bu sınıfımızdan Burçin Kocabaş 27.01.2011 tarihinde sınavı geçerek PMP oldu.
Bugün de, 28.01.2011, bu sınıftan Ender Koçak sınavı başarıyla geçerek PMP oldu ve kulübe katıldı. Hem Burçin’i hem de Ender’i tebrik ediyorum. Bundan sonraki çalışmalarında başarılar diliyorum.
İzzet Çakır bugün, 03.02.2011, sınavı başarıyla geçerek PMP oldu. Tebrikler İzzet, yolun açık olsun.
Didem Keskin de 04.02.2011 tarihinde sınavı geçti, PMP oldu. Didem seni de tebrik ediyorum.
Mustafa Sabri Çıkrıkçı da 05.03.2011 tarihinde sınavı geçerek PMP oldu. Mustafa, yolun açık olsun tebrik ediyorum.
Avea’da verdiğim PMP hazırlık eğitimlerinden, 2009 Şubat ayından bu yana, toplam 29 kişi PMP oldu. Fırtına devam ediyor, hepsiyle gurur duyuyorum
