Archives

PMI’dan yeni bir sertifika daha…

PMI, Risk Yönetimi konusunda çalışmış proje yöneticilerine yönelik, PMI Risk Management Profesional (PMI-RMP) sertifikasının duyurusunu yaptı. Bu sertifikayı alabilmek için lisans diplomasına, 3-5 yıl profesyonel iş deneyimine ve 3000 saatlik proje risk yönetimi tecrübesine, proje risk yönetimi üzerine 30 saatlik bir eğitime ihtiyaç var. PMI-SP sertifikasında olduğu gibi bunun için de 29 Ağustos 2008 ile 30 Ekim 2008 tarihleri arasında sınavı alacak ilk 100 kişi %50 indirime sahip olacak. Bir de çekilişle 1000USD’lik bir ödül kazanma şansı var. Bu sertifikayı korumak için 3 yıl içerisinde 30 PDU toplamak gerekiyor. Bu sertifika CAPM, PMP, PgMP, PMI-SP’den sonra PMI’nın beşinci sertifikası. Yeni çıkan bu sertifikaların bilinirliğinin artması için zamana ihtiyaç var.

Share

Risk tahmin etmenin yeni bir yolu…

Birçok proje yöneticisi, bir proje ile ilgili riskleri tahmin etmenin kendi içinde başlı başına riskli bir iş olduğunu edinmiş olduğu tecrübeden bilirler. Projenin büyüklüğüne göre risk faktörlerini tahmin etmek gerçekten zordur. Yanlış tahminler, riskler gerçekleştiği takdirde projenin başarısızlığına sebep oluyor.

Project Management Journal Ağustos 2006 sayısında Dr.Bent Flyvbjerg tarafından kaleme alınan makalede bu tahminlere daha verimli yaklaşılabileceği söyleniyor. Dokümana buradan ulaşabilirsiniz.

Share

Risk Yönetimi

Proje vs Operasyon yazımda bu konuda ayrı bir başlık açıp paylaşımda bulunacağımı vurgulamıştım. Evet hepimiz her gün risk alıyoruz. Yaşamımızın hemen her aşamasında risk(ler) ile iç içeyiz. Sabah yataktan kalktığımızdan itibaren risk ile karşı karşıya kalıyoruz.

Evden dışarı çıktığımızda başımıza bir şey düşebilir, ya da trafikte karşıdan karşıya geçerken ayağımız burkulabilir, dengemiz bozulur düşebiliriz. Bu kötü durumlar her zaman gerçekleşmez ama bir olasılık vardır ve gerçekleştiğinde de etkisi olacaktır. Projeler için de aynı durum söz konusudur.

Proje için belirlenmiş hedefe (projenin zamanında bitmesi, belirlenen bütçeyi aşmaması, proje sonunda ortaya çıkacak ürün ya da hizmetin kalitesi vb) ulaşılmasını pozitif veya negatif yönde etkileyebilecek, gerçekleşmesi kesin olmayan, gerçekleşme ihtimali olan olaylara risk adını verebiliriz. Projelerde riskleri iki kategoride ele alabiliriz. Öngörülebilen riskler (known risks) ve öngörülemeyen riskler (unknown risks). Öngörülebilen riskler proje risk yönetim planı çerçevesinde ele alınır, öngörülemeyen riskler için ise proje planlama aşamasında ilave bütçe koyulabilir.

Proje risk yönetimi, yürütülecek proje için bir risk yönetim planı belirlenmesi, risklerin tanımlanması, öngörülebilen risklerin gerçekleşme olasılığının ve gerçekleştiği takdirde etkisinin birlikte ortaya konulması, riskler oluştuğu takdirde nasıl cevap vereceğinizi belirlemektir.

Riskler genellikle negatif algılanır. Halbuki pozitif riskler de vardır. Negatif / Pozitif risk derken, tehdit ve fırsatlardan, gerçekleştiğinde projeye etkisinden bahsediyorum. Riskleri belirlediniz, olasılık ve etkilerini de çıkarttınız. Şimdi risk yanıtlama planı yapıyorsunuz. Gerçekleştiğinde nasıl cevap verilecek? PMBOK’da (Project Management Body of Knowledge) risk yanıtlama planı sürecinde, negatif ve pozitif riskler için şu araç ve tekniklerin kullanılması öneriliyor.

Negatif riskler için;

*Avoidance – Riskten kaçınma [önlemleri önceden almaya çalışmak]
*Transference – Riski devretme [sigorta yaptırmak bir örnektir, riski sigorta şirketine devrediyorsunuz…]
*Mitigation – Azaltmak / Hafifletmek [örnek olarak o işle ilgili daha tecrübeli bir uzman kullanıyorsunuz, daha fazla para vererek ]
*Acceptance – Kabullenme [risk gerçekleştiği takdirde kabul etmek, inşaat projesi var yağmur yağma riskini kabul ediyorsunuz. fakat bu kabullenme için de proje takvimine süre/para rezervi koymak anlamlı olacaktır.]

Pozitif riskler için;

*Exploit – Yararlanma [Bir binanın inşaatı sürerken ana caddeye bakan ön kısmına reklam almak]
*Share – Paylaşım [Risk transferi ile benzer, riski üçüncü şahısa aktarıyorsunuz ki o konuda uzman ve bir fırsat oluşturabiliyor. Daha önce kaleme aldığım “İş Birliği Ağları” yazısında belirttiğim örneklerde olduğu gibi farklı uzmanlıklarda şirketlerin bir araya gelerek fırsat yaratması…]
*Enhance – Geliştirme [Ortaya çıkabilecek fırsatı geliştirmek ve bu riskin ortaya çıkması için ortamı hazırlamaya çalışmak. Örnek olarak bir ürünün satışını kolaylaştırmak için yanında bir şey daha veriyor olmak…]
*Acceptance – Kabullenme [Oluşabilecek fırsat için herhangi bir aksiyon almamak]

Share

Proje vs Operasyon

Projenin bir başlangıcı ve bitişi vardır ve daha önce yapılmamıştır. Hedefe ulaşınca biter. Proje belirsizlik, korku demektir. Çünkü süre ve kaynak kısıtı vardır. Proje=Belirsizlik=Risk… Belirsizlik içerisindeki *fırsat* ve *tehditler* risk olarak ele alınır. Proje yönetiminde riskleri tanımlamak gerekiyor.

Ne tip risklerle karşılaşabilirsin ve öngörebildiğin riskleri nasıl yöneteceğini, gerçekleştiği takdirde nasıl cevap vereceğini önceden tanımlamalısın. Proje içinde yönettiğimiz her şey risktir.

Operasyon ise süreklidir, devam eder. Daha önce yapılmıştır. Operasyonda geleceğe yönelik tahmin olmaz. Risk hep negatif olarak algılanmaktadır. Halbuki pozitif riskler de vardır. Risk yönetimine ayrı bir başlık açarak devam edeceğim.

Share