You are currently browsing the Bilgi Teknolojisi category.
2005 Eylül ayından bu yana aktif olan cember.net çok kısa bir süre önce XING tarafından satın alındı. Platform yayına başladığından beri hem üyesi hem de gönüllü katkıda bulunan bir kişi olarak ben, bu satın almaya-bir Türk olarak-çok sevindim. cember.net’i oluşturan Çağlar Erol ve eşi Nihan Çolak Erol bu süre içerisinde sitenin altyapısını sağlıklı işletmek ve üye profilini belli bir düzeyde tutmak üzere inanılmaz bir çaba gösterdiler. XING, Almanya kökenli ve eski adıyla OpenBC olarak bilinen bir iş ağı. OpenBC’nin geçen sene Türkiye pazarına girmek istediğini ve burada birkaç firma ile çalışmak üzere çaba sarf ettiğini duymuştum. Fakat bu çabaları verimli sonuçlar vermemiş olacak ki 2.5 sene içinde yaklaşık 300.000 üyeye ulaşan, Türkiye’nin iş ağı, cember.net’i sektörde şimdiye kadar duyduğum en iyi fiyata satın aldılar. Çağlar ile Nihan bu projelerini daha önce Türkiye’deki büyük gruplara taşımışlardı. Fakat destek bulamadılar. Bundan sonra bu tür projeleri destekleyeceklerini, tecrübelerini paylaşacaklarını, yani çok daha önemli bir projeye başlayacaklarını vurguladılar
Her ikisini de tanımış bir kişi olarak tekrar tebrik ediyorum, gurur duydum, yolları açık olsun. Önemli bir başarı hikayesi…
Bu örneklerin ülkemizde çoğalması dileği ile.
Posted February 14th, 2008. Add a comment
Android™ cep telefonları için komple yazılım seti (işletim sistemi, ara-katman ve mobil uygulamalar) olarak Google’ın öncülüğünde geliştirilmiş bir platform. Google bu projede tek başına değil. “Open Handset Alliance” adı altında bir araya gelen 30′un üzerinde-Qualcomm, Broadcom, HTC, Intel, Samsung, Motorola, Sprint, ve Texas Instruments gibi- firma bu projede çalışıyor. Android açık kaynak kod üzerine kurulmuş bir platform. 
Mimarisine baktığınız zaman Linux Kernel üzerinde kütüphaneler, uygulama çatısı ve Java dili kullanılarak yazılmış e-mail, takvim, harita, SMS gibi uygulamalar var. Ayrıca Android SDK’yı da hazırlamışlar ve Java dilinde uygulama geliştirenleri de yeni uygulamalar geliştirmek üzere davet ediyorlar. Bu arada Android için iyi uygulama geliştirenleri ödüllendirmek üzere 10.000.000 US$ para da ayırmışlar
Bizden de Android platformu için güçlü Java uygulamaları geliştirecek arkadaşlar çıkar diye ümit ediyorum. Android’in cep telefonu fiyatlarını ucuzlatması da bekleniyormuş. Aşağıdaki video’da Google’ı Larry Page ile birlikte kuran Sergey Brin ve Mühendislik departmanı direktörü Stewe Horowitz, Android platformunu tanıtıyorlar.
Posted February 12th, 2008. Add a comment
IDC Security Roadshow etkinlikleri her sene düzenleniyor. Security Roadshow 2008 yılı programında bu etkinlik 24 ülkede gerçekleştirilecek, 13 Şubat tarihinde Belgrad’da başlayıp 18 Kasım’da Dubai’de son etkinlik yapılacak. İstanbul programı ise gelecek hafta, 19 Şubat Salı günü, Swiss Otel Neuchatel konferans salonunda gerçekleştirilecek. Bu sene İstanbul programının konusu “IT Security, Storage and Business Continuity”. Ben iki yıldır katılıyorum.IDC her sene “security” konusunda dünyaca ünlü bir kişiyi etkinliğe getiriyor. Bu sene de Marcus Ranum etkinliğin davetlisi olacakmış. Kendisi proxy firewall ve ticari firewall’un yaratıcısı olarak ün yapmış “security” konusunda uzman bir kişi…
Diğer taraftan Türkiye’den de “security” konusunda faaliyet gösteren ana firmaların ülke müdürleri sunumları ile etkinliğe katılacaklar. Geçen senelerde olduğu gibi bu sene de oldukça verimli bir etkinlik olacağına eminim, ben katılacağım. Kayıt ve ayrıntılı bilgiye IDC CEMA linkinden ulaşabilirsiniz…
Posted February 11th, 2008. Add a comment
|
16 Ocak 2008 tarihinde duyurusu yapılan haber. Dünyanın en hızlı büyüyen açık kaynak kodlu veritabanı MySQL yaklaşık 1 milyar $ karşılığında Sun Microsystems’in oluyor. Böylelikle Sun 15 milyar$ büyüklüğüne sahip veritabanı pazarına girecek. Sun ile entegre olması, MySQL’in ticari anlamda çekiciliğini de arttıracak. MySQL’in CEO’su Marten Mickos “Sun ve MySQL kombinasyonunun büyüme, inovasyon ve seçenek arayan kullanıcılar ve organizasyonlar için müthiş bir fırsat sunduğunu” belirtmiş.
|
 |
|
Şimdiye kadar yüksek performansı ile açık kaynak kodlu veritabanı yazılımı MySQL’in 100.000.000′dan fazla kopyası indirilmiş ve dağıtılmış. Her gün 50.000 kopyası da indiriliyormuş. Bu satınalma işleminin tamamlanmasıyla MySQL, Sun Microsystems’in Yazılım, Satış ve Servis organizasyonlarına entegre olacakmış. MySQL’in CEO’su Marten Mickos da Sun’ın üst düzey yönetici kadrosunda yerini alıyormuş. Finansal açıdan bu sürecin 2008 4.çeyrek başında (Q4) tamamlanması bekleniyormuş.
|
 |
[AE]r3NJ1_NHsj0&NR=1[/AE]
Posted January 18th, 2008. Add a comment
 |
Bilişim Güvenliği konusunda üye olduğum haber bültenlerinden bugün gelen bir habere göre Aralık ayında “Random.JS Toolkit” truva atı, ABD’de güvenli olduğu kabul edilen, 10.000 web sitesini etkilemiş. Haberin kaynağı da bir gateway (geçit kapısı) üreticisi olan Finjan. Finjan’ın zararlı kod araştırma merkezi (Malicious Code Research Center – MCRC) Random.JS’ni n çok sinsi bir truva atı olduğunu ve bulaştığı makinadan kötü çocuklara internet üzerinden geriye bilgi gönderdiğini tesbit etmiş.
|
Bu truva atı tarafından doküman, şifre, web sitesi sörf alışkanlıkları gibi hassas bilgilerin çalınabileceğini ortaya koymuşlar. Random.JS’nin tesbit edilmemek ve yayılmak için farklı metodları varmış. Anti virüs kontrollerini atlatabiliyor ve zararlı kodu yasal sitelerde saklayabiliyormuş. Random.JS, bir javascript kodu ve her ulaşıldığında şekil değiştiriyormuş. Bundan dolayı geleneksel virüs kontrol programları truva atını tesbit edemiyormuş. Random.JS web sayfasına, kullanacağı zaralı komut dosyasını aktif bir şekilde gömüyormuş. Rastgele bir dosya adı veriyor ve kullanıcı kirlenmiş dosyayı bir kere alınca, bir sonraki isteklerde o sayfaya başvuru yapılmamasını sağlıyormuş. Bu da daha sonra yapılacak forensics çalışmalarında zararlı kodun tesbit edilmemesini sağlıyormuş. Random.JS Toolkit, yüksek teknoloji suçları içerisinde yeni trendin bir örneği olarak gösteriliyor ve güvenilir web sitelerinin altını kazacağı düşünülüyor.
Posted January 14th, 2008. Add a comment
 |
Yazının başlığını, İngilizce orijinalini temel alarak yazdım. İzlediğim blog’lar içerisinde yer alan Jason Hiner bu konuyu kaleme almış, beğendim ve buraya taşımak istedim. Ben de uzun sayılabilecek bir süredir bilişim sektöründeyim ve listelenenlere katılıyorum. Oldukça güzel hazırlanmış. Ben de çalışanlardan ziyade işveren açısından bir madde ekliyorum
|
Evet bilişim sektöründe çalışmaya yeni başlayacak ya da yeni girmiş kişiler için bilinmesi gerekenler. Bu arada aşağıdaki liste yazılım geliştirenler hedef alınararak hazırlanmamış. Diğer taraftan sektörde çalışacak “teknik” kişilerin dikkatine sunuluyor…
10. Bilişimde maaşlar diğer sektörlere göre yüksek, fakat size yüksek ödedikleri için size sahip olduklarını düşünürler.
9. Kullanıcılar aptalca hatalar yapıyorsa bu sizin hatanız olacaktır.
8. Her hangi bir günde üzerine birçok semer vurulmuş eşek ve bir kahraman arasında gidip geleceksiniz.
7. Sertifikalar sizi teknolojiyi en iyi bilen yapmayacaktır ama daha iyi bir iş ve ücret imkanı sağlayabilirler.
6. Teknik olmayan çalışma arkadaşlarınız sizi evdeki bilgisayarları için destek olarak kullanacaklardır.
5. Birlikte çalışacağınız danışmanlar işler kötü gittiğinde sizi suçlayacaklardır.
4. Eski teknolojileri hayata geçirmek için yeni olanlardan daha fazla zaman harcayacaksınız.
3. Yeni teknolojiyi hayata geçirirken sık olarak kıdemli bilişim profesyonelleri size en büyük engel olacaklardır.
2. Bazı bilişim profesyonelleri yeni teknolojileri, iş süreçlerine yardımcı olmaktansa kendi güçlerini sağlamlaştırmak için hayata geçiriyorlar.
1. Bilişim profesyonelleri teknik olmayan yöneticilerinin kafasını karıştırmak için teknik dil kullanırlar ve gerçekleri saklarlar.
Türkiye’de yaşayan kişiler olarak, yazılan bu her başlığın altını bize göre doldurmak mümkün. Ama burası ona yetmeyecek, belki sonra teker teker altlarını dolduruz.
Peki yukarıda vurguladığım “işverenler” için bilinmesi gereken en önemli sır nedir? Bunu da yıllar önce yöneticim olan ve kendisini örnek aldığım bir kişiden duymuştum.
Bilişim sektörü “buz üzerine yazı yazmak” gibidir… Evet bu sektörde insanlar bir şirkette çalışmaya başlar, şirket o kişiye yatırım yapar, yatırım yapılan, tecrübe edinen, eğitilen kişi daha sonra başka bir şirkete gider. Hatta rakip firmaya
Esasında bu bir sır değil, sektör içerisinde olan herkesin bildiği ve işin doğasından kaynaklanan bir durum.
Posted January 13th, 2008. Add a comment

 |
Hepimizin duyduğu, hemen her gün karşı karşıya kalabileceğimiz önemli bir konu. Bu bilgisayar zararlıları arasında bazı farklar var. Nedir bunlar?
Virus:
Bir bilgisayar virüsü, kullanıcının bilgisi ya da izini olmaksızın bilgisayarın işleyişini değiştiren küçük bir program. Bir virüs kendini çalıştırabilmeli ve kopyalayabilmeli. Bazı virüsler bilgisayara, programlara zarar vererek, bazı dosyaları silerek veya en kötüsü sabit diski formatlayarak zarar verebiliyorlar. Diğer bazıları ise zarar vermek üzere tasarlanmamış, sadece kendilerini kopyalayarak varlıklarını yazı, görüntü ya da ses olarak gösterebiliyor. Bu bazıları iyi huylu olmalarına rağmen problem çıkartabiliyor. Bilgisayarın belleğini meşgul edip, düzensiz davranışlarından dolayı bilgisayarın kilitlenmesine sebep olabiliyorlar. Virüslerin, bilgisayardaki etki alanları ve noktalarına göre değişen birkaç tipi var.
|
Truva Atı:
Truva atları sahtekar. İlk bakışta faydalı görünen programlar ama bilgisayara yüklendikten sonra zarar veriyorlar. Virüs ile arasındaki fark, truva atları kendilerini kopyalamıyorlar. Evet zararlı kod içeriyorlar ve tetiklendikleri zaman verinin kaybolmasına ya da çalınmasına sebep oluyorlar. Truva atlarını, bilgisayarınıza gelen e-posta eklerini açarak ya da internetten bazı dosyaları indirerek davet edebilirsiniz
Solucan:
Kendi kendini kopyalayan bir program. Diğer noktalara ulaşmak için bilgisayar ağını kullanıyor ve bunu kullanıcı müdahelesi olmadan yapabiliyor. Virüs’lerin tersine kendini bir başka programa bağlamasına gerek yok. Solucanlar band genişliğini kullanarak bilgisayar ağı performansı düşürebiliyorlar. Bununla beraber virüsler bilgisayar üzerindeki dosyalara zarar veriyorlar.
Peki bunlardan korunmak için ne yapmak lazım? Internetten bilmediğimiz programları indirip çalıştırmamak iyi fikir… Her gelen e-postanın ekinde bulunan dosyaları da açmamak lazım. İşletim sistemini (çoğu insan Windows kullanıyor) güncel tutmak lazım. Windows işletim sistemi için her gün birçok açık yayınlanıyor. Mutlaka ve mutlaka bir AV (anti virus) programı kullanmak gerekiyor. Bilgisayara her yeni eklenecek dosyanın, virüs tarayıcısı tarafından incelendikten sonra yüklenmesinde fayda var.
Çevremde gözlemlediğim şey, insanların canı yanmadan bu tür kontrollere / önlemlere kulak kabartmaması. Ne zaman ki kişinin başına bir şey geliyor, zarar görüyor, işte o zaman hızlıca çözüm bulmaya çalışıyor. Bununla birlikte her şey tekrar düzene girince yeniden birçok nokta göz ardı edilmeye başlıyor

Bir önceki “Bence, Mozilla Fiefox” yazıma Korhan (benim tanıdığım Korhan mı emin değilim, soyadını yazmamış…) çok faydalı bir yorum eklemiş. Kendisine teşekkür ediyorum ve yorumunda vurguladığı çözümü burada da paylaşmak istiyorum. Eğer windows altında firefox kullanılıyorsa, IE Tab eklentisini kullanarak firefox içerisinde ayrı bir Internet Explorer tab’ı açmak mümkün oluyor. Bu eklentiyi hemen inidirip yükledim ve sadece IE ile gezinebildiğim sayfalara Firefox üzerinden ulaşabildim. IE kullanmaya gerek yok
Eklentiyi kurduktan sonra, IE Tab butonunu araç çubuğuna eklemeyi unutmayın. Muhteşem, ben de herkese tavsiye ediyorum. Beni bir yükten kurtardı, bundan sonra Mozilla Firefox kullanma alışkanlığım kesintiye uğramadan devam edecek, paylaşım için tekrar teşekkürler.
Posted December 21st, 2007. Add a comment
Daha sonra Firefox’a geçtim. Firefox da birçok add-in ve plugin ile inanılmaz rahat kullanım sağlıyor. Şu anda tercihim o. Diğer taraftan IE ve Mozilla Firefox sıkı rekabet içinde. Diğer taraftan her web sitesi için Firefox kullanamadığımı gördüm
Şu anda ağırlıklı Firefox olmak üzere IE7′yi de kullanıyorum. Firefox’da FTP yönetimi için FireFTP, girdiğiniz sitenin IP’sini gösteren showIP gibi muhteşem eklentiler var. Teknik detaylarını incelemedim ama sanki Firefox’un sayfayı yükleme hızı IE’den çok daha iyi. Bunlar dışında başka web tarayıcılarına da Maxthon, Wichio vb rastladım. Ama sanırım Mozilla Firefox daha uzun süre benim tarayıcım olacak.
Posted December 18th, 2007. 2 comments
Netron, akademik eğitimleri çerçevesinde NCC Education ve University of Portsmouth iş birliği ile Bilişim Teknolojisi alanında yönetici yetiştirmek üzere bir yüksek lisans (MSc) programı sunuyor.

 |
Yüksek lisans, 4 ana modül (Bilişimde Gelecek 5 yıl, Görev Yönetimi, Stratejik İş Analizi, Bilgisayar Ağları ve Yönetimi) ve sonrasında yapılacak tez çalışması ile tamamlanıyor. Program iki aşamadan oluşuyor. İlk aşamada alınan 4 modül sonrasında başarılı olunduğu takdirde NCC Education tarafından öğrenciye postgraduate diploma veriliyor. Sonrasında tez aşamasına geçiliyor ve başarılı olunduğu takdirde University of Portsmouth tarafından Master of Science (MSc) diploma veriliyor.
|
Netron, bu programın “Görev Yönetimi – Task Management” bölümü derslerini benim vermem için daha önce bir öneri getirmişti. Ben de memuniyetle kabul ettim. Bu modül içerisinde değinilen konular Proje Yönetimi çerçevesinde işlenilen konular. Proje Yönetimi eğitimleri kadar detaylı olmamakla beraber konu hakkında fikir sahibi olmak üzere tasarlanmış. 29.Kasım.2007 günü ilk dersime girdim. İlk dersimizde birbirimizle tanışma ve genel proje yönetimi kavramları üzerinde sohbet ettik. Katılımcı arkadaşlar şimdiye kadar taşımış oldukları teknik kimliklerinin bundan sonra kariyer basamaklarında yeterli olmayacağını düşünmüş ve stratejik-yönetsel iş bakış açısını kazanmak istedikleri için bu programı seçmişler. İçerik olarak oldukça başarılı bir program. Her hafta perşembe akşamları bir araya gelip konuları işleyeceğiz. Vurguladığım gibi proje yönetimi kavramları çok detaylı işlenmiyor ama vakit buldukça ben konu hakkında daha detaylı bilgiler vererek satır aralarını doldurmaya çalışacağım.
Bu arada küçük bir not. Programa katılan arkadaşların ortaya koyduğu azim ve çaba gerçekten takdire değer. Hem çalışıyorlar hem de haftanın iki akşamı bu eğitime katılıyorlar. Daha önce “yeniden doğuş” yazımda aktardığım gibi yenilenmek gerekiyor.
Posted December 1st, 2007. Add a comment