Benim için muhteşem bir yıl geçti
) Bu sene yeni bir yaş dönemine girdim, yaşımın başındaki rakam değişti. İnsan inanamıyor, kendi yaşını hissetmek istemiyor ama bir gerçek, karşında duruyor. 17 Aralık 2005 günü uzun yıllar içtiğim sigarayı bıraktım. 2005 yılının son günlerinde şu anda çalışmakta olduğum şirket ile el sıkıştık ve 1 Ocak 2006 günü yeni işime başladım. İçinde bulunduğum işi, konuyu çok seviyorum, daha önce sadece kulak dolgunluğum vardı şimdi tam içindeyim, konunun (bilişim güvenliği) uzmanları ile birlikte çalışma fırsatı yakaladım, çok şey öğrendim, kendimi geliştirdim, geliştirmeye ve öğrenmeye devam ediyorum. Türkiye’nin ilk business network’u özelliğini taşıyan cember.net’te başlangıcından itibaren yer aldım. Birçok forumun moderatörlüğünü üstlendim, hala devam ediyorum, o bünyede yer alan ve en kalabalık forum olan Istanbul / Marmara Bölgesi forumu dışında, Danışmanlık, Kişisel Gelişim ve ODTÜ mezunları forumlarının moderatörlüğünü sürdürüyorum. Forum üyerleri ile sanal da olsa iletişimimiz devam ediyor, müthiş bir duygu. Bu sene Proje Yönetimi konusuna ağırlık verdim. PMP olduktan sonra bir kaç gruba bu konuda eğitim verdim. Zaman zaman eğitim vermeye çalışıyorum, iş yoğunluğumdan denk gelirse de vermeye devam etmek istiyorum.
blogcu’yu (http://www.blogcu.com) 2005 Mayıs ayında keşfetmiştim, bir yazı yazdım sonra uzun bir süre yazmadım. Kendi blog sitemi oluştrumak istedim ve http://algin.erozan.net blog sitesini 4 Kasım tarihinde oluşturdum. Onu daha çok iş yaşamı ağırlıklı devam ettiririm diye düşündüm, blogcu’yu daha bireysel yazılarımla devam ettiririm diye düşündüm. İş blog sitemi hazırlamış olmam blogcu’daki aktivitemi de arttırdı.
Bu yıl kurban bayramı ve yılbaşı aynı günde denk geldi. Okuduğum kadarı ile 33 yılda bir aynı güne denk geliyormuş. Ikinicisini görebilecek miyim bakalım
2007′nin sağlık, mutluluk ve başarı ile geçmesini diliyorum. 2006 benim için muhteşemdi, bakalım 2007 nasıl geçecek?
Son günlerde dünyada konuşulan en önemli konulardan birisi de çocuklarımızı kontrol edilemeyen internet uzayının tehlikelerinden nasıl koruruz? Evet gerçekten önemli bir konu. Internet dipsiz bir kuyu gibi. İstediğiniz bilgiye hızla ulaşmak mümkün olmakla beraber sakıncalı bilgiler (yazılı ya da görsel) ile de karşılaşmak mümkün.
Diğer bir boyut ise insanların internet yoluyla arkadaşlıklar kurması. Internet artık bir sosyalleşme aracı haline geldi. Maalesef insanlar evlerine tıkılıp bilgisayar başında sanal arkadaşlar ile vakit geçiriyorlar. Bu yolla tanışıp evlenen insanlar olduğu gibi çok sıkıntılı durumlar ile karşı karşıya kalanlar da var. Ortam sanal olduğu için insanların kimliklerini gizlemesi de mümkün oluyor, bu da sıkıntı yaratabiliyor.Gazetelerde okumaya başladık artık, birçok haber çıkıyor, chat ortamında tanışıp sonra buluşup birisi diğerinin parasını gasp etmeye çalışıyor ya da kendini manken gibi tanıtıp para koparmaya çalışanları duyuyoruz.
Evet çocuklarımız, her şeyimiz canımız. Onlar da internetin tehlikeli boyutuyla karşı karşıyalar. Peki onları nasıl koruyacağız bu kontrolsüz dünyada? Bir bilgisayarı “izlemek/denetlemek” için geliştirilmiş programlar var. Ne yapıyor bu programlar. Kurulu olan bilgisayardaki bütün kayıtları kontrol altına alabiliyorsunuz.
Belirlediğiniz bir web sitesi kara listesi var, bu program sayesinde o web sitelerine girişi engelleyebiliyorsunuz. Diğer taraftan içerisinde belirlediğiniz kelimelerin geçtiği web sitelerine ya da sayfalara ulaşmasın diyebiliyorsunuz, filtreleyebiliyorsunuz. Bilgisayardaki e-posta haberleşmesinin kayıtlarını almak mümkün, kiminle ne zaman
nasıl yazıştı, hangi dosyaları gönderdi veya aldı… Chat programları ile yapılan bütün mesaj kayıtlarını, o programların bu kayıtları tut seçeneği işaretlenmemiş olsa dahi, almak mümkün. Çok ilgi gören arkadaşlık sitelerinde kiminle ne zaman ne konuştu/yazıştı ekran görüntüleri ile saklama imkanı veriyor bu programlar.
Fakat bu çözüm bir noktaya kadar geçerli. Yaşı 13 ve yukarısı olan bir çocuk bilgisayarın kontrolünü eline geçirebiliyor. O bilgisayarda bu tarz bir programı çalıştırıyor olmak zorlaşabilir ki o programın etkisiz hale getirilmesi mümkün. İşte bu noktada görev Internet Servis Sağlayıcılarına (ISS) düşüyor. Internet hizmetini sağlayan firmalar küçük bir ücret karşılığında bu hizmeti isteyene vermeliler.
Bugün Habertürk TV’de Selin Canik ile TechLife programına tekrar konuk oldum ve bu konudaki düşüncelerimi hem bir baba olarak hem de bu konuda çalışan bir insan olarak aktardım.
Hepimiz için Temiz Internet…
Geçen sene bugün 20 yıl keyifle içtiğim sigarayı bıraktım. Tam bir yıl geçmiş. O kadar uzun süre ve son yıllarda miktarı arttırarak sigara içince bırakması da zor oluyor. Bırakma sebebim sağlık problemi değildi. Tamamen günlük yaşayışımdaki değişiklik yapma isteği ağır bastığı için bırakmak istedim. Daha önce de hiç denememiştim. Sigara dışındaki tütün mamüllerini de çok keyifle kullandım. Gerçekten çok tutkulu bir tiryakiydim. Neyse bıraktığım ilk 10-15 gün çok ama çok zor geçti. Üç ay sonra artık sigara içmemeye alışmıştım. Altı ay sonra kafamdan tamamen silindi.
Ne kazandım? Birincisi unuttuğum kokuları ve tatları tekrar almaya başladım ki bu inanılmaz bir kazanç. Uzun toplantılarda kafamın sigaraya yönelmesi konstantrasyonumu bozuyordu, bu ortadan kalktı. Sabahları sert bir kahve ve arka arkaya içilen 2-3 sigara ile güne başlardım, ve eskilerin deyimi ile “afyonum patlamadan” etrafımdaki insanlarla iletişim kurmak istemiyordum. Şimdi sabahları çok iyi kalkıyorum. Gün içerisinde sigara içerek kaybettiğim vakitler ortadan kalktı. İşlerime daha yoğunlaşabiliyorum. Sanırım sağlığım da yerinde
Bir tek şey var devam ettiğim o da kahve. Kahve’yi gerçekten seviyorum. Ayrıca geçtiğimiz yıla baktığımda gerçekten çok başarılı ve verimli bir yıl geçirmiş oldum.
Sigarasız bir yaşam dileği ile…
Kızım Zeynep, geçen sene İngilizce öğretmenlerinin de yönlendirmesi ile Anglia sınavına girdi. Geçen ay sınavı kazandığını öğrenmiştik, bugün okulda törenle sertifikalarını vermişler. Sınavı aldığını biliyor olmamıza rağmen eşim Sibel ve ben çok mutlu olduk, onu sevgiyle kutladık. İngilizcesinin “intermediate” seviyesinde olduğunu uluslararası bir platformda ispatlamış oldu. Aldığı ilk uluslararası sertifika
En önemlisi motive oldu sınava girip kazanan 5 kişiden birisi olması onu çok mutlu etti. Şimdi daha da ileriye bakıyor, üst seviyelere çıkacağına eminim. Canım Zeynebim seni tekrar kutluyorum, daha da ileri gideceksin bunu biliyorum ve seninle gurur duyuyorum.