Avea’lı Olmak…
Uzun zamandır yazamıyorum… Ancak fırsat bulabildim, tekrar merhabalar. Mart ayı, benim için, inanılmaz koşturmaca içinde geçti. İş değişikliği yaptım ve Mart ayının ikinci yarısında Avea’da çalışmaya başladım. Avea bünyesinde yer alan Program Yönetim Ofisinde, “Program Yöneticisi” olarak görev yapacağım. CRM (customer relationship management - müşteri ilişkileri yönetimi) projelerinin sorumluluğunu üstleniyorum.
Çevremdeki insanlar çok az bir zaman geçmesine rağmen “alışabildin mi?” gibi sorular soruyorlar. Açıkçası yabancılık çekmedim.
Daha önceki şirketlerimde birlikte çalıştığım birkaç arkadaşın kurumda olması ortama uyum sağlamamda etkili oldu. Fakat en önemlisi, yeni tanıştığım insanlar beni çok sıcak karşıladılar. Sanki yıllardır tanışıyormuşuz gibi sıcak, açık ve rahat iletişim kurabiliyoruz. Bu durum da iş verimliliğini pozitif olarak etkiliyor. Geçtiğimiz üç gün oryantasyondaydım. Avea hakkında bütün bilgileri aldık. Artık Avea’lı oldum sayılır
Böyle bir ortamın içerisinde olmaktan dolayı çok memnunum. Ben de bu ortamda tecrübemi ve edinmiş olduğum birikimleri kullanarak değer katmaya çalışacağım.
Microsoft, Kumoku’yu satın aldı…

Kumoku, bilgisayar işletim sistemleri üzerinde Rootkit ataklarını tesbit eden bir teknoloji geliştirdi. Bilindiği gibi rootkit’ler en tehlikeli bilgisayar zararlısı olup, kullanıcının bilgisi dışında, işletim sistemine müdahale ederek kullanıcının bilgilerinin izlenmesine imkan sağlıyor. Böylece hacker rootkit bulaşmış makinayı izleyip diğer ataklarını yapabiliyor. Kumoku 2004 yılında kurulmuş yeni bir firma. Kurucuları arasında akademisyen ve savunma
sanayiinden gelen kişiler de var. Önemli sayılabilecek ABD savunma sanayi projelerini sürdürüyorlar. Microsoft, rootkit teknolojisini Forefront ve Windows Live OneCare çözümleri içerisine dahil etmek üzere Kumoku’yu 20 Mart 2008 günü satın aldığını duyurdu. Microsoft birkaç yıldır “security” alanına yatırım yapıp firma satın alıyor ve bu pazarda ben de varım diyor. Bakalım rekabet nasıl şekillenecek? Hep beraber göreceğiz…
Danza Brasilera
Uzun bir aradan sonra tekrar klasik gitar çalışmaya başladım. Eskileri unutmamaya çalışıyorum ama düzenli çalışmayınca maalesef kalite bozuluyor. Ben çok beğenmesem de çevremdeki insanlara küçük dinletiler verdiğimde beğeniyorlar. Zaman ayırıp çalışmak lazım. Yıllar önce çevremde klasik gitar ile uğraşan arkadaşlarım vardı ve birbirimizi tetiklerdik. Artık tek başınayız, çevrede insan kalmadı. Kendimi bu konuda tekrar disipline etmeye karar verdim ve bu durumu desteklemek üzere güzel bir parça ile tekrar çalışmaya başladım.
Seçtiğim parça, Arjantin doğumlu ve şu anda New York’ta yaşayan Jorge Morel‘in bestesi “Danza Brasilera”. Güney Amerika ritimleri ile renklenmiş müthiş bir parça. Bu ritim beni tekrar klasik gitar’ın içerisine sokacak. Parçayı dinlemek isterseniz
Google Sites
google’dan önemli bir hizmet daha… Google 2006 yılında “wiki” platformu sağlayan Jotspot‘u satın almıştı. Jotspot’un sağladığı ürünler ile bir arada çalışan insanlar bilgi içeriği oluşturup o bilgiye erişerek değiştirmesi, güncellemesi ve yeni bilgiler ile sayfa eklemeleri mümkün oluyor. Üstünde durulması gereken nokta kullanıcıların bu fonksiyonları HTML bilmeden yapabilmesi… Bu güncelleme, değiştirme işlevlerini yerine getiren platforma da wiki adı veriliyor. “wiki” Hawaii dilinde çabuk anlamına geliyormuş.
Google, Jotspot’u bünyesine katarak wiki uygulamalarını “Google Sites” adı ile kullanıcıların hizmetine sundu. Google Sites ile sadece butonlara basarak, gerektiğinde içerik düzelterek kolayca, örnek olarak, proje ekibi web sitesi oluşturmak mümkün. Bu siteye projede çalışanlar istedikleri zaman ulaşıp bilgi güncelleyebilir ve yeni bilgi ekleyebilirler. Böylece doküman, sunum ve video gibi bilgilerin merkezileşmesi mümkün oluyor. İstenirse Google uygulamaları (Gmail, Google Docs, Google Calendar vb) da oluşturulan sitede kullanılabiliyor. Ayrıntılı bilgiye buradan da ulaşabilirsiniz.
Google Sites kullanarak çeşitli tipte siteler oluşturmak mümkün:
- Şirket bilgilerini merkezi olarak çalışanlarına sunan intranet
- Proje Yönetimi için proje ekibi siteleri
- Özgeçmiş içeren kişisel profil siteleri
- Öğretmen, öğrenci ve kaynakları (ödev, sunum, doküman vs) bir araya getiren sanal sınıf
Google her konuda olduğu gibi bu uygulama ile Microsoft Sharepoint, Lotus Collaboration Suite, SAP Portal, Oracle Portal gibi kurumsal portal yazılımlarına da rakip olacağını ortaya koyuyor. Sanırım Google’ı izlemeye devam edeceğiz…
Proje Yönetimi bir meslek mi?

Bu konuda anketi hazırlayıp yayınladım ve ardından yazmaya başladım. Bakalım bizler bu konuya nasıl bakıyoruz? Bilişim sektörüne girdiğim zamandan bu yana hep “proje” içerisinde oldum, hayatım projeler ile geçti ve devam ediyor. Türkiye’de projeler hangi metodoloji(ler) kullanılarak yönetiliyor? Projeler başarılı mı? Zamanında, bütçesinde ve istenilen kalitede tamamlanıyor mu? PMI, PRINCE2, IPMA vb gibi dünyada standard olmuş ve kurumsallaşmış yapıların yıllardır ortaya koyduğu bilgiler, yöntemler baz alınarak proje yönetimi metodolojisi oluşturmuş ve kullanan kaç firma var ülkemizde? Bu soruların cevapları aşağı yukarı belli. Hemen herkes aynı cevapları verecektir. Bizde projeler “hadi koçum” metodolojisi ile yönetiliyor ki içinde bulunulan işin proje olup olmadığı bile bilinmiyor. Projelerin büyük çoğunluğu başarısız, zamanında - bütçesinde tamamlanmıyor. Birçok kişi, proje ile operasyon arasındaki farkı bilmiyor. Projeyi nasıl yöneteceğini bilmiyor. Risk analizi yapılmıyor. Ben bu konuya “proje yönetimi bilinci” eksikliği olarak bakıyorum. Kurumsallaşmış büyük firmalar projelerinde bir metodoloji uygulayarak projelerini, bilinçli, yönetiyorlar. Fakat birkaç büyük kurum dışında proje yönetimi bilinci var demek doğru değil. Bu bilincin küçük büyük bütün şirketlere yayılması gerekiyor.
Hindistan’ın yazılım konusunda 5 sene içinde 50 milyar $ gelir getirecek noktaya gelmesinin ana sebebinin “proje yönetimi” konusuna verdikleri önem ve bu konudaki bilinci arttırarak disipline olduklarını okumuştum. Bizde de bu konuda bilincin artması gerekiyor. Daha çok sertifikalı profesyonele ihtiyaç var. Ülkemizde kaç tane PMP, Prince2 Practitioner var? Toplasanız 400′den fazla değildir. Daha önceki bir yazımda vurgulamıştım “proje yönetimi” konusunda yüksek lisans programları da açılmalı. Bu konuda yüksek lisans yapmış insanlara ihtiyaç var.
Proje Yönetimi bir meslek mi? Evet bir meslek. Dünyada yaklaşık 15 milyon kişi bu işi profesyonel bir meslek olarak yapıyormuş. Ben kendi adıma proje yönetimi bilincinin artması adına zaman zaman hem eğitim vererek hem de çevremdeki insanlar ile bu konu hakkında konuşarak çaba sarf ediyorum ve etmeye devam edeceğim. Son zamanlarda eğitim verdiğim insanların da çevrelerine bu konuyu yaymalarını tavsiye ediyorum. Cem Yılmaz’ın dediği gibi “eğitim şart…”
Başarılı bir proje “cember.net”
2005 Eylül ayından bu yana aktif olan cember.net çok kısa bir süre önce XING tarafından satın alındı. Platform yayına başladığından beri hem üyesi hem de gönüllü katkıda bulunan bir kişi olarak ben, bu satın almaya-bir Türk olarak-çok sevindim. cember.net’i oluşturan Çağlar Erol ve eşi Nihan Çolak Erol bu süre içerisinde sitenin altyapısını sağlıklı işletmek ve üye profilini belli bir düzeyde tutmak üzere inanılmaz bir çaba gösterdiler. XING, Almanya kökenli ve eski adıyla OpenBC olarak bilinen bir iş ağı.
OpenBC’nin geçen sene Türkiye pazarına girmek istediğini ve burada birkaç firma ile çalışmak üzere çaba sarf ettiğini duymuştum. Fakat bu çabaları verimli sonuçlar vermemiş olacak ki 2.5 sene içinde yaklaşık 300.000 üyeye ulaşan, Türkiye’nin iş ağı, cember.net’i sektörde şimdiye kadar duyduğum en iyi fiyata satın aldılar. Çağlar ile Nihan bu projelerini daha önce Türkiye’deki büyük gruplara taşımışlardı. Fakat destek bulamadılar. Bundan sonra bu tür projeleri destekleyeceklerini, tecrübelerini paylaşacaklarını, yani çok daha önemli bir projeye başlayacaklarını vurguladılar
Her ikisini de tanımış bir kişi olarak tekrar tebrik ediyorum, gurur duydum, yolları açık olsun. Önemli bir başarı hikayesi…
Bu örneklerin ülkemizde çoğalması dileği ile.
PMBOK® 4.Baskı Yolda…
Her dört yılda bir PMI (Project Management Institute) standartları güncelleme sürecine giriyor. Bu süreci proje yönetimi konusunda önemli bir doküman olan PMBOK (Project Management Body of Knowledge) güncelleyerek tamamlıyor. 2004 yılında PMBOK’ın en son 3.Baskısı çıkmıştı. 22 Mart 2008 tarihinde de yeni baskısı olan 4.Baskı yayınlanacak. PMI, o tarihe kadar bütün dünyadan PMP olanları ve proje yöneticilerini “PMBOK 4th Edition” taslak dokümanını incelemeye ve yorumlarını ekleyerek güncelleme sürecinde katkıda bulunmaya çağırıyor. PMI’dan bu konuya ilişkin e-posta şimdi geldi, henüz inceleyemedim ama inceleyip yorumlarımı aktaracağım.
Taslak dokümana “PMBOK(R)Guide 4th Edition Exposure Draft” linkinden ulaşıp inceleyebilir ve yorumlarınızı PMI ile paylaşabilirsiniz.
Android
Android™ cep telefonları için komple yazılım seti (işletim sistemi, ara-katman ve mobil uygulamalar) olarak Google’ın öncülüğünde geliştirilmiş bir platform. Google bu projede tek başına değil. “Open Handset Alliance” adı altında bir araya gelen 30′un üzerinde-Qualcomm, Broadcom, HTC, Intel, Samsung, Motorola, Sprint, ve Texas Instruments gibi- firma bu projede çalışıyor. Android açık kaynak kod üzerine kurulmuş bir platform. 
Mimarisine baktığınız zaman Linux Kernel üzerinde kütüphaneler, uygulama çatısı ve Java dili kullanılarak yazılmış e-mail, takvim, harita, SMS gibi uygulamalar var. Ayrıca Android SDK’yı da hazırlamışlar ve Java dilinde uygulama geliştirenleri de yeni uygulamalar geliştirmek üzere davet ediyorlar. Bu arada Android için iyi uygulama geliştirenleri ödüllendirmek üzere 10.000.000 US$ para da ayırmışlar
Bizden de Android platformu için güçlü Java uygulamaları geliştirecek arkadaşlar çıkar diye ümit ediyorum. Android’in cep telefonu fiyatlarını ucuzlatması da bekleniyormuş. Aşağıdaki video’da Google’ı Larry Page ile birlikte kuran Sergey Brin ve Mühendislik departmanı direktörü Stewe Horowitz, Android platformunu tanıtıyorlar.
IDC Security Roadshow - Türkiye
IDC Security Roadshow etkinlikleri her sene düzenleniyor. Security Roadshow 2008 yılı programında bu etkinlik 24 ülkede gerçekleştirilecek, 13 Şubat tarihinde Belgrad’da başlayıp 18 Kasım’da Dubai’de son etkinlik yapılacak. İstanbul programı ise gelecek hafta, 19 Şubat Salı günü, Swiss Otel Neuchatel konferans salonunda gerçekleştirilecek. Bu sene İstanbul programının konusu “IT Security, Storage and Business Continuity”. Ben iki yıldır katılıyorum.IDC her sene “security” konusunda dünyaca ünlü bir kişiyi etkinliğe getiriyor. Bu sene de Marcus Ranum etkinliğin davetlisi olacakmış. Kendisi proxy firewall ve ticari firewall’un yaratıcısı olarak ün yapmış “security” konusunda uzman bir kişi…
Diğer taraftan Türkiye’den de “security” konusunda faaliyet gösteren ana firmaların ülke müdürleri sunumları ile etkinliğe katılacaklar. Geçen senelerde olduğu gibi bu sene de oldukça verimli bir etkinlik olacağına eminim, ben katılacağım. Kayıt ve ayrıntılı bilgiye IDC CEMA linkinden ulaşabilirsiniz…
MySQL, Sun Microsystems tarafından satın alınıyor…









