Translator

ISACA’dan yeni bir sertifika, CRISC

ISACA (Information Systems Audit and Control Association), 13 Ocak 2010 tarihinde yeni bir sertifikanın duyurusunu yaptı. Bu yeni sertifikanın adı, CRISC ( Certified in Risk and Information Systems Control). Bu sertifika “see risk” diye telaffuz edilecekmiş. Risk tanımlama,risk değerlendirme, risk yanıtlama, risk izleme, Bilgi Sistemleri tasarımı ve kontrolü gibi konularda tecrübesi olan IT profesyonelleri için bu sertifika tasarlanmış.

Bu sertifikayı alabilmek için de ilk önce sınavını geçmek gerekiyor. CRISC sınavı da CISA, CISM, CGEIT gibi yılda iki defa yapılacakmış. Sınavların 2011 yılında başlayacağını belirtmiş ISACA. Bu sertifikaların sınavları Aralık ve Haziran aylarında yapılıyor ve sadece bir tanesi için sınava girilebiliyor. CRISC alabilmek için sınav sonrasında 10 yıl içinde kazanılmış, risk konusuna spesifik 3 yıllık çalışma tecrübesini ISACA’ya göstermek gerekiyormuş.

Bununla beraber diğer sertifikalara sahip olanlar için “grandfathering” programı  2010 Nisan ayında açılacakmış. Bu program sayesinde CISA, CISM ve CGEIT sertifikasına sahip olanlar sınava girmeden bu sertifikayı alabilecekler.

ISACA sertifikalarının tarihçesine ve sertifika adetlerine bakarsak,

CISA (Certified Information Systems Auditor) 1978 yılında başlamış ve şu anda 70.000′den fazla sertifikalı

CISM (Certified Information Security Manager) 2002 yılında başlamış ve şu anda 12.000′den fazla sertifikalı

CGEIT (Certified in the Governance of Enterprise IT) 2006 yılında başlamış ve şu anda 4.000′den fazla sertifikalı

olduğunu görüyoruz. Her yeni sertifikada olduğu gibi CRISC sertifikası da zaman içerisinde kabul görecek ve sertifikalı sayısı artacaktır. Bakalım Türkiye’den kaç kişi bu yeni sertifikaya ilgi gösterecek?

CRISC sertifikası ile ilgili ayrıntılı bilgiye http://www.isaca.org/crisc adresinden ulaşabilirsiniz.

Share/Save/Bookmark

PMI Türkiye Ocak 2010 Aktivitesi

PMI Türkiye etkinlikleri devam ediyor. Bugün, 2010 yılının ilk aktivitesi Digiturk’ün sponsorluğunda Digiturk’te gerçekleşti. İlk önce “PMBOK Türkçe ve Birleşik Standartlar Sözlüğü” hakkında PMI-TR’den Gamze Karayaz kısa bir sunum yaptı. Sonrasında da Asemble firmasından Sinan Ergin, “Projelerde Karar Alma Sanatı ve Liderlik” konusunda çok keyifli bir sunum yaptı.

Gamze hanım PMBOK Türkçe lansmanının daha sonra yapılacağını ve bu ay sonu itibarı ile internet’ten satışının başlayacağını duyurdu. Bilgi almak isteyenlerin, daha önceki yazımda da vurguladığım gibi, public_relations@pmi-tr.org e-posta adresini kullanarak PMI-TR ile iletişime geçebileceğini söyledi. PMBOK Türkçe’nin fiyatı 69.99TL, Birleşik Standartlar Sözlüğü’nün fiyatı ise 29.99TL olarak belirlenmiş. Her iki kitabı da alırsanız toplam fiyattan bir miktar daha indirim yapılacakmış. Tabii ki PMI-TR üyeleri, bu fiyatlardan ekstra indirim alabileceklermiş.

Türk Telekom Proje ve Program Direktörü Kamil Yılmaz bey de toplantıdaydı. Bir süredir konuşulan, PMP sınavının Türkçe alınabilmesi imkanının da bu yıl Aralık ayında sağlanması için çalışmaların devam ettiğini vurguladı. Çevremde sınavın Türkçe olmasını bekleyen birçok kişi var. İnşallah Türkiye’deki PMP sayısı için önümüzdeki birkaç yıl içinde birkaç bin’li rakamlardan bahseder hale geliriz.

Üye olmak için http://www.pmi-tr.org/ adresini ziyaret edebilirsiniz. Daha önce de vurguladığım gibi PMI Türkiye’nin faaliyetlerinin artması için üye sayısının da artması gerekiyor. PMP olsun/olmasın, proje yönetimi ile uğraşan veya bu konuya ilgi duyan herkesi PMI Türkiye’ye üye olmaya davet ediyorum.

Share/Save/Bookmark

Anadolu Üniversitesi – Mühendislik ve Yönetim Akademisi (MÜYAK) ‘İş’te Yönetim İş’te Fark’ Etkinliği

Anadolu Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümü öğrencilerinin Endüstri Mühendisliği kulübü bulunuyor. Kulüp her sene bir etkinlik düzenliyor ve diğer üniversitelerde okuyan öğrencileri de davet ediyor.Bu etkinlikleri MÜYAK (Mühendislik Yönetimi Akademisi) adı altında gerçekleştiriyorlar. Bu sene yaptıkları ‘İş’te Yönetim İş’te Fark’ temalı IV.MÜYAK etkinliğine beni de konuşmacı olarak davet ettiler.

26.12.2009 cumartesi günü öğleden sonra, o günün son konuşmacısı olarak öğrencilerle “Proje Yönetimi Kavramları” konusunda çok verimli 2.5 saat geçirdik. Sunumlarımı olabildiğince interaktif yapmayı tercih ediyorum. Öğleden sonra 15:20 gibi sunuma başladım. Programa göre 1 saat sürem vardı ama 2.5 saat sürdü. Bu saatler katılımcıların artık yorulduğu, zor saatler. Katılımcıların yorulduğu saatler olmasına rağmen yaklaşık 300 kişinin katıldığı güzel bir sunum oldu. Etkinliği organize eden Mühendislik Kulübü yönetim kurulu üyeleri çok güzel ağırladılar. Benimle 2 ay önce iletişim kuran Endüstri Mühendisliği Kulübü yönetim kurulu üyesi Taner Erinmez, elinden geldiğince her konuda destek oldu.

Sunumuma katılanları, proje yönetimi mesleğini seçmeleri için yönlendirdim. PMBOK 4 Türkçe kitabından bahsettim ve Türk Telekom tarafından üniversitelere ücretsiz dağıtılacağı bilgisini verdim. CAPM sertifikasını mezun olduklarında alabileceklerini söyleyerek tavsiyede bulundum. Sunumumu bitirdikten birkaç saat sonra bazı katılımcılar e-posta ile ekstra bilgi istediler ki bu da beni çok memnun etti. İş hayatına hazırlanan bu öğrencilerden bir kısmı, yönlendirmem sonucunda inanıyorum ki bu mesleği seçecekler.

2 sene önce Bilkent Üniversitesi’nde de proje yönetimi konusunda bir seminer vermiştim ve o da çok keyifli geçmişti. Bundan sonra da proje yönetimi konusunda bir şeyler paylaşmak üzere üniversitelerdeki etkinliklere,  zamanım uygun olduğu ölçüde, katılmak istiyorum.  Proje Yönetimi mesleğini olabildiğince çok kişiye, özellikle de öğrencilere anlatmaya devam edeceğim.

Share/Save/Bookmark

Proje Yönetimi Bilgi Birikimi Kılavuzu (PMBOK 4 Türkçe)

Evet, sonunda PMBOK (Project Management Body of Knowledge) 4th edition Türkçe baskısı çıktı. İki gündür Antalya’da Türk Telekom grup şirketlerinin Proje Yönetimi çalıştayı vardı. Türk Telekom ile birlikte grup şirketlerinden Avea, AssisTT, Sebit, Innova ve Argela’nın katılımı ile çok verimli toplantılar yaptık. Her grup şirketi projeleri nasıl yönettiğini, kullandıkları metodolojiyi paylaştılar. Hepimiz için faydalı iki gün yaşadık.

Daha önceki yazılarımda PMBOK Türkçe versiyonunun Türk Telekom sponsorluğunda, PMI-TR (PMI Türkiye) tarafından hazırlanıp yayınlanacağını paylaşmıştım.  Bir yıllık yoğun bir çalışma sonunda bu kitap kullanıma hazır halde geldi. PMBOK, Türkçeye çevirilerek “Proje Yönetimi Bilgi Birikimi Kılavuzu” adı ile yayınlandı. Bugün proje yönetimi çalıştayının sonunda bizlere Proje Yönetimi Bilgi Birikimi Kılavuzunu ve Proje Yönetimi Birleşik Standartlar Sözlüğünü verdiler.   Türk Telekom da bu çalışmayı sosyal sorumluluk projesi olarak ele aldı. Türk Telekom bu dokümanı üniversitelere, derneklere ve bazı sivil toplum kuruluşlarına hediye edecek. Proje Yönetimi kültürünün yaygınlaşması adına çok önemli bir çalışma.

Benim için de bu çalışma bir sosyal sorumluluk projesiydi. 2008 yılının Nisan ayında bu projeden haberim oldu ve bu çalışma içerisinde yer alır mıyım diye sordular. Ben de memnuniyetle destek vereceğimi belirttim.PMBOK çevirisi bir şirket tarafından yapıldı. Benim de içinde yer aldığım danışma kurulu, yapılan çeviriyi kelime kelime okuyup inceleyerek hem günümüz diline hem de terminolojiye uygun hale getirmeye çalıştı. 2008 yılının son aylarında çalışmaya başladık, yaklaşık 5 ay yoğun bir şekilde çalıştık ve ortaya gerçekten güzel bir doküman çıktı.

Proje Yönetimi Bilgi Birikimi Kılavuzu, Türkiye’de gerçekleştirilen projelere ışık tutacak ve başta üniversite öğrencileri olmak üzere herkesin bu kılavuzdan faydalanma imkanı olacak. Proje Yönetimi kültürü yaygınlaşacak. Ayrıca PMP sınavının Türkçe alınabilmesi için de çalışmalar devam ediyor, bir aksilik olmazsa 2010 yılının son çeyreğinde PMP sınavına Türkçe girebilmek mümkün olacak. Yine daha önceki yazılarımda vurguladığım gibi, benim kişisel olarak bir beklentim daha var. İnşallah en kısa sürede ülkemizde de Proje Yönetimi yüksek lisans ve doktora programları açılır.

Diğer şahıs ve kuruluşlar da bu dokümanı PMI-TR’den satınalabilecekler. Kitapta belirtilen public_relations@pmi-tr.org e-posta adresini kullanarak PMI-TR ile iletişime geçebilirsiniz.

Share/Save/Bookmark

3.PMP Hazırlık Eğitimi

Şu anda çalışmakta olduğum şirkette, Avea, geçen yıldan bu yana PMP sınavına hazırlık eğitimleri veriyorum. Daha öce yazmış olduğum, “Tissot”, “PMP fırtınası devam ediyor…” ve “PMP Fırtınası” yazılarında hem eğitimlere katılan arkadaşlarımı hem de PMP olanlar hakkında bilgi vermiştim.

“PMP Fırtınası” yazımda da belirttiğim gibi 3.sınıfımızı Ekim ayında açtık. Daha önceki eğitimler PMBOK 3rd edition’a göre işlenmişti. 1 Temmuz 2009 tarihinden itibaren PMBOK 4th edition geçerli olduğu için bu eğitimimiz yeni baskıya göre yapıldı. Önceki eğitimlerime sadece Teknoloji grubundan (Network ve IT) katılımcılar olmuştu. Ama bu eğitimime business (müşteri hizmetleri ve satış) gruplarından da katılımcılar oldu. Verdiğim eğitimin müfredatı; 24 saat “proje yönetimi kavramlar” ve 12 saat tamamen sınava yönelik “PMP hazırlık” idi. Eğitim dokümanlarını PMBOK 4′e göre yeniden hazırladım. Bu hazırlık sonunda eğitim dokümanına 150 sayfa daha eklenmiş oldu. 3.sınıf eğitmimizi Kasım ayının sonunda tamamladık. 36 saatlik eğitimimiz 48 saatte tamamlandı. 12 saat fazla sürmesinin nedeni katılımcıların çok soru sorması ve doküman sayfa sayısının artmasıydı. Bu eğitimimiz de gerçekten çok keyifli geçti. Teknoloji grubu, business gruplarının isteklerini/ihtiyaçlarını proje olarak yönetiyor. Eğitimde her iki grubun da olması grupların iletişimi ve beklentileri açısından çok verimli oldu.

Eğitime katılan bu arkadaşlarım içerisinden de PMP çıkacak. Eğitim sonrası çalışmalarına başladılar. Eğitmen olarak şirkette olmamın avantajını daha öncekiler gibi kullanacaklar. Her takıldıkları soruda bana kolayca ulaşabilecekler. Şubat – Haziran aylarında elde etmiş olduğumuz 16 x PMP başarısını sürdürecekler. 2010 Şubat sonu, Mart ayı gibi sınava girmeyi planlıyorlar ve çalışmalarını sürdürüyorlar. Bu sınıfımızdan PMP olanları da yine bu yazımı güncelleyerek burada duyuracağım. Haliyle yeni sınıf açılmasını bekleyenler var. Düşüncem, Şubat ya da Mart ayında 4.sınıfı açmak.

Sertifikayı almak önemli olsa da benim açımdan çok daha önemli olan kısmı bir PMP olarak projeleri yönetmeleri, çevresindeki kişilerin de projeleri daha profesyonel yönetmelerini sağlamaları ve PMP olmaları için rehberlik etmeleri… Arkadaşlarımı bu çerçevede yönlendirmeye çalışıyorum. Proje Yönetim kültürü ve bilinci hepimizin ortaya koyduğu bu çaba ile yaygınlaşacak.

Share/Save/Bookmark

Bilişim Teknolojileri Zirvesi 2009

4-5 Aralık 2009 tarihlerinde İTÜ İşletme Mühendisliği Kulübü tarafından İTÜ Maçka yerleşkesinde “2.Bilişim Teknolojileri Zirvesi” etkinliği gerçekleştirilecek. Ayrıntılı bilgileri aşağıda bulabilirsiniz.

İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren İşletme Mühendisliği Kulübü tarafından 4-5 Aralık 2009 tarihlerinde İTÜ İşletme Fakültesi Konferans Salonu’nda (Maçka) gerçekleştirilecek olan Bilişim Teknolojileri Zirvesi (BTZ) kapsamında paneller, workshoplar ve Bilişim Teknolojileri Alanı yer alacak. Organizasyonda RFID sistemiyle takip edilecek olan katılımcılardan 8 oturumun 5’ine katılanlara “BTZ E-Sertifika“ da veriliyor.

Bilişim Teknolojileri Zirvesi’nde Bilişim Dünyası’nda Fütürizm, Kriz Döneminde BT ile Ayakta Kalmak, Bir mecra olarak “Sosyal Medya”, Bilişim Sektöründe Girişimcilik, 3G’nin Geleceği ve Bilişim Hukuku ve Güvenliği gibi konular ele alınacak. Türkiye’nin ve Dünya’nın önde gelen bilişim firmalarının da destek verdiği organizasyonda katılımcılar Bilişim Teknolojileri Fuarı’nda birçok firma temsilcisiyle birebir görüşebilme imkanı bulabilecek ve en yeni teknolojileri takip edebilecek.

Bilişim Teknolojileri Zirvesi’nde, özel sınıflarda yapılacak 45 dakikalık workshoplarda, verimli bilgi – aktif katılımcı çalışma yöntemleriyle farklı konularda pratik yararlı bilgilerin verilmesi amaçlanıyor.

Organizasyona katılım için herhangi bir sınırlama bulunmuyor. Üniversite öğrencilerinin yanı sıra firma temsilcileri ve profesyonel iş hayatından organizasyona ilgi duyanlar da organizasyonda katılımcı olarak yer alabilecekler. Zirveye; çalışanlar 20 TL, öğrenciler ise 10 TL ödeyerek katılabilecekler. Tanıtım ve bilet satışları kapsamında çeşitli üniversitelerde de stantlar açılıyor olacak. Katılmak isteyenler Biletix’ten de bilet satın alabilme imkanı bulabilecek.

Organizasyonla ilgili güncel ayrıntılı bilgiye www.btz.itu.edu.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Sponsorluk ile ilgili konular ve sorular için: info@btz.org.tr

Telefon: 0212 241 30 72 Faks: 0212 241 30 73

E-posta: posta@ituimk.org

Açık Adres: İstanbul Teknik Üniversitesi, İşletme Fakültesi, 34367 Maçka/İSTANBUL

Share/Save/Bookmark

Proje Yöneticisi kimdir, ne yapar?

Proje Yöneticisinin rolü nedir sorusuna farklı birçok cevap geliyor. Proje Yöneticisinin üzerine düşen görev nedir? Proje Yöneticisi bir projede ne yapar? Projeyi yöneten bir kişiden bahsediyoruz. Proje tanımına baktığımızda “eşsiz bir ürün ya da hizmeti ortaya çıkartmak için ortaya konulan geçici çaba” tanımını görüyoruz. Peki “yönetmek” kelimesinin üzerinde duralım.  Günlük yaşamamızda çok duyduğumuz, kullandığımız bir kelimedir “yönetmek”. Yönetici ne yapar, rolü nedir, yönettiği işteki görevi nedir? “Yönetici” bir işten sorumlu ve yapılması gerekenleri yaptıran kişi midir? Yoksa bizzat eline kazmayı ve küreği alıp işi yapan kişi midir?

Yönetmek ve yönetici kelimelerinin sözlük anlamlarına bakalım. Türk Dil Kurumu sözlüğünde yönetmek kelimesi, “Birinin bir konudaki etkinliğine, çalışmasına yön vermek, birini yönlendirmek” olarak açıklanmış. Yönetici kelimesine baktığımızda ise “Yönetme gücünü elinde bulunduran kişi, yöneten kişi, idareci, menajer” açıklamasını görüyoruz. Bu kelimeleri iş yaşamına uyarlamaya çalışalım. Bir iş yapılacak, bu işi yapacak insanlar var ve bir de bu işten sorumlu bu işi yönetecek bir kişi var. İş başarılı olursa, hedefine ulaşırsa hem yönetici hem de işi yapan insanlar takdirle karşılanır. Peki başarısız olursa? Yapılacak işin başarısız olmasından kim sorumludur? İşi yöneten kişi mi, işi yapanlar mı?

Projeler, tanımında vurgulandığı gibi geçici işlerdir. Bir başlangıcı ve bitişi vardır. Proje tamamlandığında ortaya bir ürün ya da hizmet çıkar. Doğası gereği bir proje, risk ve belirsizlikler içerir. Yazılı kaynaklara baktığımızda da görüyoruz, bir projenin başarılı olması için planlanan bütçede, planlanan sürede ve kapsamda tamamlanması gerekiyor. Tabii ki ortaya çıkacak işin kalitesi de önemlidir. Proje, risk ve belirsizlik içeriyorsa başarıya ulaşabilmesi için iyi bir şekilde yönetmek gerekiyor. Projede çalışan, işi yapan birçok kişi var. Bu insanların üzerlerindeki aktiviteleri zamanında bitirmesi ve iyi bir iş ortaya çıkartabilmeleri için yönlendirmek, yönetmek gerekiyor. Ben yönetmek fiilini bir cümle ile ifade etmeye çalışıyorum. Yönetmek, iş’i planlamak ve izleyip kontrol etmek. Bir yönetici bir işi planlar, iş yapılırken izler ve kontrol eder, gerekiyorsa aksiyon alır. Örnek olarak bir futbol takımında teknik direktör bir maça hazırlanırken planını yapar, taktiklerini futbolcularla paylaşır, bu ön hazırlıktan sonra maç’a çıkılır ve sahaya futbolcular girip oynar. Teknik direktör maç sırasında futbolcularını yönlendirir, yönetir, kendisi sahaya girip oynamaz. Bir sorun görürse oynayan futbolcuyu değiştirir.

Proje Yönetimi konusunda yazılacak daha birçok detay var. Bir işi insanlar yapıyorsa ve göreviniz o işi yönetmekse çok iyi “iletişim” becerilerine sahip olmanız gerekiyor. Teknik olarak gantt şemasını hazırlamayı, kazanılmış değer yöntemlerini biliyor olmak proje yöneticisi için yeterli değil. Bu bilgiler, kitaplarda zaten var, ihtiyaç duyulduğunda bakılabilir. Bir projede önemli olan konu iletişimdir. Proje paydaşları ile etkin bir iletişim kuramıyorsanız, projeyi yönetemiyorsunuz demektir ki bunun sonucu kaçınılmaz bir başarısızlıktır.  Başarısızlığın sorumlusu, işi yapanlar değil, projeyi yöneten kişidir.

Deneyimlerimde proje yöneticisi görevi almış birçok kişi gördüm, konuştum. Birçok yerde rastladığım durum; bu adam işini çok iyi yapıyor bu projeyi o yönetsin… Şuna benziyor, kişi inşaat ustası çok iyi duvar örüyor o zaman şuraya dikeceğimiz 3-4 katlı binayı da bu usta yönetsin. Ya da bir yazılım şirketinde yazılım geliştiren, kod yazan bir kişi var. Çok iyi kod yazıyor, konusunda uzman o zaman bu projeyi ona verelim, nasıl olsa işi biliyor o yönetsin! Üzerine proje yöneticiliği görevi verilmiş kişi ile konuşuyorsunuz, tam olarak ne yapacağını bilmiyor. Bildiği bir şey var, o da kod yazmak. Görevi verenlerle konuşuyorsunuz, onların içi rahat. Maalesef bu yaklaşım, projenin başarısız olmasına neden oluyor. Literatürde buna “halo effect” deniliyor. Bir kişinin iyi bir özelliğinden dolayı her şeyi yapabilmesi düşüncesi… Bir diğer nokta da işler ilerlerken bir sorun çıkıyor ve proje yöneticisinin bildiği bir konu ise o hemen kolları sıvayıp işi yapmaya çalışıyor. O işe daldığı için diğer problemleri göremiyor, bir aksiyon alamıyor.

Bir projede, büyük resmi görebilen, paydaşları yönlendiren, güçlü iletişim becerilerine sahip yöneten bir kişiye ihtiyaç var.

Share/Save/Bookmark

PMI Türkiye Etkinliği

Bugün PMI Türkiye’nin IBM’de etkinliği vardı. IBM bugünkü etkinliğe ev sahipliği yaptı. Yaz tatilinden sonra etkinlikler başladı. Katılım, sunumlar, katılımcılar arasındaki paylaşım oldukça iyiydi. Sunumlarda çok güzel sorular soruldu ve verimli bir paylaşım oldu. Her toplantıda katılımcı sayısında artış oluyor, bu durum memnuniyet verici. Proje Yönetimi bilinci bu tip etkinlikler ile daha da yaygınlaşacak. Bugünkü etkinliğin programı:

PMI Turkey chapter, PMI’ya kayıtlı bir dernek. PMI TR’ye üye olabilmek için ilk önce PMI’ya üye olmak (ilk katılım 129$, sonraki yıllar 119$) ve sonrasında da yine www.pmi.org üzerinden Turkey chapter için 25$/yıl ödemek gerekiyor. PMI Türkiye’nin faaliyetlerinin artması için üye sayısının da artması gerekiyor. PMP olsun, olmasın proje yönetimi ile uğraşan, ilgilenen herkesi PMI Türkiye’ye bekliyoruz.

Daha önceki yazılarımda bahsetmiştim, PMBOK 4th edition Türk Telekom’un sponsorluğunda Türkçe’ye çevirildi. Türkçe çeviri çalışmalarının koordinasyonunu PMI Türkiye yaptı. Ben de bu çeviri sürecinde danışma kurulunda yer aldım ve destek verdim. PMBOK 4 Türkçe şu anda baskıya hazır. Hazırlıklara göre kitap Kasım ayında çıkacak ve üniversite, belediye, büyük kurumlar, arge yapan şirketlere öncelikle dağıtılması planlanıyor. Sonraki aşamada bu kitabı edinmek isteyenler PMI Türkiye’den satın alabilecekler. Bu kitabın Türkiye’deki proje yönetimi çalışmalarına önemli bir katkısı olacağına eminim. Vurguladığım gibi proje yönetimi ile ilgilenen herkesin PMI Türkiye‘ye üye olmasını ve etkinliklere katılmasını bekliyorum.

Share/Save/Bookmark

Tek gitar 2 kişi…

Tekrar gitar ile ilgili bir yazı yazmak istiyorum. Daha önceki bir yazımda bahsetmiştim, üniversite’ye geldiğimde gitar çalıp şarkı söyleyebiliyordum. Gitar’ı söylediğim şarkıya eşlik eden bir enstrüman olarak kullanmaya çalışıyordum. Gitar çalma tekniği olarak esasında bir şey yapmıyordum, sadece uygun akor’lar ile eşlik ediyordum. Üniversite’de, ODTÜ, klasik gitar çalan kişileri gördüm, çok etkilendim ve kendimi klasik gitar dünyası içinde buldum. Gitar’a aşıktım, klasik gitar beni daha da zenginleştirdi. Benim gibi birçok arkadaş ile tanışma fırsatım oldu, onlarla birlikte düet çalışmalar da yaptık.

Facebook sayesinde hepimiz birçok video’ya ulaşabiliyoruz. Birkaç hafta önce aşağıdaki video’ları gördüm ve etkilendim. Bir gitar’ı iki kişi çalıyor. Üniversite’deki gitar çalışmalarımızda bunu denememiştik. Gerçekten her iki video da muhteşem, izlemeye değer…

http://www.dailymotion.com/videoxaavt9 http://myspacetv.com/index.cfm?fuseaction=vids.individual&videoid=61018810

Share/Save/Bookmark

Manuel De Falla – La Vida Breve

Manuel de Falla’nın bestesi La Vida Breve (life is short:hayat kısa) operası ilk olarak 1 Nisan 1913 tarihinde, Nice kentinde Casino Municipale’ de sahneye konmuş. İspanyol olan Manuel de Falla  klasik müzik bestecisi ve 1876 ile 1946 yılları arasında yaşamış ve 1907-1914 yıllarında Paris’te bulunmuş.

Manuel de Falla ile üniversite yıllarımda tanıştım. Klasik gitar’a olan tutkum beni birçok besteci ile tanıştırmıştı. La Vide Breve operasının klasik gitar’a uyarlanmış olan meşhur Spanish Dance #1, gerçekten muhteşem bir parça. Üniversite yıllarımda büyük zorluklarla ses kayıtını bulmuştuk. John Williams & Julian Bream, iki büyük usta, bu parçayı muhteşem çalıyorlardı. 2 x Klasik Gitar için uyarlamasının notalarını da bulmuştuk ki hala arşivimdedir. Hiç usanmadan her gün dinlerdik, zor bir parçaydı ama çalmaya çalışırdık.

Geçen sene tekrar klasik gitar çalışmalarıma başlamıştım ama maalesef iş yoğunluğumdan devam ettiremedim. Niyetim devam ediyor, inşallah tekrar başlayacağım. John Williams & Julian Bream’in gençlik yıllarındaki görüntülü performansı izlemeye değer.

Share/Save/Bookmark

http://www.dailymotion.com/videoxngua